sokum

sohbet

Ar ṣuḥba(t) صُحْبة z [#ṣḥb fuˁla(t) msd.] dostluk etme, arkadaşlık Ar ṣaḥiba صَحِبَ zdost idi

sok|mak

<< ETü-O sok- batırmak ≈ ETü suk- batırmak, daldırmak, (bumbar) tıkmak

sokak

Ar zuḳāḳ زقاق z [#zḳḳ] sokak, dar geçit Akad sūḳāḳu [küç.] a.a. Akad sūḳu sokak, özellikle çarşı sokağı, çarşıda belli malların satıldığı geçit

soket

İng socket [küç.] kısa çorap, bir tür kablo bağlantı elemanı İng sock çorap Lat soccus topuksuz hafif ayakkabı, keçeden yapılan terlik ≈ EYun sýχos σύχος za.a.

soku

<< ETü soku havan, dibek ETü sok- havanda dövmek, öğütmek +gU

sokum

TTü: "lokma" [ Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
taˁam ağzına sokmadı bir sokum TTü: "... omurga sonu" [ Merkez Efendizâde, Bâbûsu'l-Vâsıt, 1555]
kunzuˁ [Ar.]: Oğlancuk perçemi, kuyruk sokunu.

TTü sok- +Im

 sok-

Not: "Lokma" anlamı muhtemelen "ağıza sokulan şey" kavramından.

Benzer sözcükler: kuyruk sokumu


30.07.2019
sol

<< ETü sol bozuk, sol

sol|mak

<< OTü sol- (bitki) tazeliğini yitirmek ≈ ETü soluş- a.a. <? ETü sol bozuk, kötü

solak

≈ ETü solamuk sol elini kullanan ≈ ETü-K solak dalak ETü sol +Ak

solaryum

İng solarium yapay güneşlenme cihazı veya odası Lat solaris güneşe ilişkin +ium Lat sōl güneş +ari° << HAvr *sóh₂wl̥ (*sṓwl̥) a.a.

solfej

Fr solfège müzikte nota okuma İt solfeggio a.a. OLat solfa sol-fa notaları, gam