soket

soğuk

<< ETü soġık soğuk ETü soġı- +Uk

soğur|mak

<< ETü sōr- emmek

sohbet

Ar ṣuḥba(t) صُحْبة z [#ṣḥb fuˁla(t) msd.] dostluk etme, arkadaşlık Ar ṣaḥiba صَحِبَ zdost idi

sok|mak

<< ETü-O sok- batırmak ≈ ETü suk- batırmak, daldırmak, (bumbar) tıkmak

sokak

Ar zuḳāḳ زقاق z [#zḳḳ] sokak, dar geçit Akad sūḳāḳu [küç.] a.a. Akad sūḳu sokak, özellikle çarşı sokağı, çarşıda belli malların satıldığı geçit

soket

[ Milliyet - gazete, 1952]
Cesedin üzerinde lâcivert pantalon, hâki gömlek, kahve rengi mokasen ayakkabılar ve kısa soket çorap (...)

İng socket [küç.] kısa çorap, bir tür kablo bağlantı elemanı İng sock çorap Lat soccus topuksuz hafif ayakkabı, keçeden yapılan terlik ≈ EYun sýχos σύχος za.a.


12.01.2015
soku

<< ETü soku havan, dibek ETü sok- havanda dövmek, öğütmek +gU

sokum

TTü sok- +Im

sol

<< ETü sol bozuk, sol

sol|mak

<< OTü sol- (bitki) tazeliğini yitirmek ≈ ETü soluş- a.a. <? ETü sol bozuk, kötü

solak

≈ ETü solamuk sol elini kullanan ≈ ETü-K solak dalak ETü sol +Ak