sokak

soğu|mak

<< ETü soġı- soğumak, ıslanmak

soğuk

<< ETü soġık soğuk ETü soġı- +Uk

soğur|mak

<< ETü sōr- emmek

sohbet

Ar ṣuḥba(t) صُحْبة z [#ṣḥb fuˁla(t) msd.] dostluk etme, arkadaşlık Ar ṣaḥiba صَحِبَ zdost idi

sok|mak

<< ETü-O sok- batırmak ≈ ETü suk- batırmak, daldırmak, (bumbar) tıkmak

sokak

[ Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
Ne maḥall bilürem ne yol ne zuḳāḳ [ Meninski, Thesaurus, 1680]
süḳāḳ vulg. sokak صوقاق

Ar zuḳāḳ زقاق z [#zḳḳ] sokak, dar geçit Akad sūḳāḳu [küç.] a.a. Akad sūḳu sokak, özellikle çarşı sokağı, çarşıda belli malların satıldığı geçit

Not: Ar sūḳ ve Erm şuga շուկայ "çarşı" < Aram şūḳā (a.a.) biçimleri nihai olarak Akadçadan alınmıştır. • Osmanlıcada çoğu zaman zuḳāḳ زقاق yazıldığı halde en az 16. yy'dan itibaren sin harfi ile sokak/sukak سقاق da görülür.

Benzer sözcükler: sokak kadını, sokak köpeği


09.09.2015
soket

İng socket [küç.] kısa çorap, bir tür kablo bağlantı elemanı İng sock çorap Lat soccus topuksuz hafif ayakkabı, keçeden yapılan terlik ≈ EYun sýχos σύχος za.a.

soku

<< ETü soku havan, dibek ETü sok- havanda dövmek, öğütmek +gU

sokum

TTü sok- +Im

sol

<< ETü sol bozuk, sol

sol|mak

<< OTü sol- (bitki) tazeliğini yitirmek ≈ ETü soluş- a.a. <? ETü sol bozuk, kötü