soğan

sofra

Ar sufra(t) سُفرة z [#sfr fuˁla(t) mr.] 1. yolcu yiyeceği, azık, 2. üzerinde yemek yenen yer, örtü, sini Ar safar سفر zyolculuk

soft

İng soft yumuşak << Ger *samft-

softa

Fa sūχta سوخته z [pp.] 1. yanmış, yanık, 2. medrese öğrencisi Fa sūχtan, sūz- سُوختن, سُوز zyanmak, yakmak +a ≈ Ave saok-, saoç- a.a. << HAvr *keuk- yanmak, alev almak, parlak olmak

software

İng software 1. yumuşak eşya, 2. bilgisayar yazılımı § İng soft yumuşak İng ware eşya, özellikle ticari eşya (<< Ger *warō korunan veya saklanan şey Ger *waran korumak, saklamak

sofu

Ar ṣūfī صوفى ztarikat ehli, dindar kişi

soğan

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
soġun [[zamme ile soġun veya fetha ile soġan okunur]] (...) soġun yılan [[büyük ve zararsız bir yılan]]

<< ETü soġun/soġan soğan ≈ Sans sukanda सुकन्द za.a. (§ Sans su iyi, kıymetli Sans kanda yumru kök )

Not: Nihai kökeni belirsizdir. OFa sōχ (a.a.) muhtemelen aynı kaynaktan gelir.


03.03.2015
soğu|mak

<< ETü soġı- soğumak, ıslanmak

soğuk

<< ETü soġık soğuk ETü soġı- +Uk

soğur|mak

<< ETü sōr- emmek

sohbet

Ar ṣuḥba(t) صُحْبة z [#ṣḥb fuˁla(t) msd.] dostluk etme, arkadaşlık Ar ṣaḥiba صَحِبَ zdost idi

sok|mak

<< ETü-O sok- batırmak ≈ ETü suk- batırmak, daldırmak, (bumbar) tıkmak