siyak

sivri

<< ETü sübrig tiz, sivri ETü sübri- sivrilmek, keskinleşmek +I(g)

sivril|mek

TTü sivri +Il-

siy|mek

<< ETü sid- işemek ETü *si- a.a.? +id°

siya

İt sia geri çek! İt siare küreği geri çekmek ≈ Fr scier a.a.

siyah

Fa siyāh/siyah سياه/سيه zkara << OFa syāv a.a. << EFa/Ave syāva- a.a. (≈ Sans śyāmá श्याम zkoyu renk, esmer, siyah ) << HAvr *ḱi̯eh₁-wó-s (*ḱi̯ē-wó-s) koyu renk, esmer

siyak

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
kitābinüŋ siyāḳınde [akışında] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
söz gelişi: Siyak u sibak.

Ar siyāḳ سياق z [#swḳ fiˁāl msd.] sözün gidişi, bağlam Ar sāḳa ساق zgüttü, sürdü

 sevk

Benzer sözcükler: siyak ve sibak


01.07.2015
siyanür

Fr cyanure Prusya mavisi rengini veren siyanhidrik asidin esteri (İlk kullanım: 1815 Gay-Lussac, Fr. kimyacı.) EYun kýanos κύανος zlapis lazuli, laciverd taşı ve rengi +()tura ~? Hit kuuanna bir süs taşı, bakır (göztaşı?)

siyasa

Ar siyāsa(t)

siyaset

Ar siyāsa(t) سياسة z [#sws fiˁāla(t) msd.] 1. at bakım ve eğitimi, seyislik, 2. devlet yönetme, yönetim Ar sāˀis at bakıcısı, seyis

siyatik

Fr sciatique kalçaya veya kalça sinirine ilişkin << OLat sciaticus EYun isχiadikós ισχιαδικός za.a. EYun isχíon ισχίον zkalça kemiği +ik°

siyer

Ar siyar سِيَر z [#syr fiˁal çoğ.] siretler Ar sīra(t) سيرة z [t.] 1. yürüyüş, gidiş, tavır, 2. erdem, başarı, hayat hikâyesi, özellikle Hz. Muhammed'in hayat hikâyesi