sitem

sitare

Fa sitāra ستاره zyıldız << OFa stārak a.a. ≈ Ave star- a.a. ≈ Sans str̥ स्तृ za.a. << HAvr *h₂stḗr (*astḗr) a.a.

sitayiş

Fa sitāyiş ستايش zövgü Fa sutūdan, sitā- ستودن, ستا zövmek, medhetmek +iş ≈ Ave staoiti a.a. ≈ Sans śtauti/śtute a.a. << HAvr *steu-2 a.a.

sitcom

İng sit-com [abb.] İng situation comedy «durum komedisi», bir tür televizyon dizisi

site1

Fr cité 1. kent, 2. yerleşke, özellikle toplu konut yerleşkesi << Lat civitas kent, devlet Lat civis yurttaş, hemşehri +itas

site2

İng web site worlwide web üzerinde sanal konum İng site yer, konum, mevki Lat situs

sitem

"zulüm" [ Borovkov ed., Orta Asya'da Bulunmuş ... Kuran Tefsiri, <1300]
sitemkâr "zalim" [ Hayalî, Ravzatü'l-envâr, 1449]
Dilersen k'olasın cāna cihāndār / ˁAdl kıl pes olma sitemkār [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
sitem: (...) serzeniş ve kinaye.

Fa sitam/istam ستم/إستم zzulüm, eza << OFa stahmak a.a. ≈ Ave *stahma- a.a.

Not: “Serzeniş” anlamında kullanımı şair mübalağasıdır.

Benzer sözcükler: sitemkâr, sitemli


15.12.2014
sitoloji

Fr cytologie İng cytology hücre bilimi

sitoplazma

Fr cytoplasme İng cytoplasm hücre içi sıvısı

sitrik

Fr citrique limondan elde edilen (asit) Lat citrus limon ağacı +ic° (≈? EYun kédros κέδρος zsedir ağacı )

sitronella

YLat citronella limon otu Fr citron limon +ell° Lat citrus limon ağacı

sitteisevir

§ Ar sitta(t) ستّة zaltı Ar ṯawr ثور z [#s̠wr] boğa, boğa burcu Ar ṯāra ثار zazdı, çığırından çıktı