sitar

sistol

Fr systole kalp atışında kasılma evresi EYun systolḗ συστολή z [dev.] kasılma EYun systéllō συστέλλω zkasılmak EYun syn+ téllō kalkmak

sistre

Yun/EYun ksýstra ξύστρα z1. hamam kaşağısı, 2. ahşap yontma aleti EYun ksýō ξύω zkaşımak, kazımak, yontmak, kumaşın havını sıyırmak +tēr

sit

Fr site konum, yer, mevki << Lat sitūs [pp.] a.a. Lat sinare yerleştirmek, koymak +()t°

sit(o)+

Fr/İng +cyte/cyto+ [bileşik adlarda] hücre YLat cytus hücre EYun kýtos κύτος ziçi boş şey, kap, kutu << HAvr *(s)kuH-t- (*(s)kū-t-) a.a. HAvr *(s)kewH- (*(s)kew-) kapatmak, saklamak

sitadel

Fr citadelle İng citadel hisar İt cittadella iç kale, hisar İt città kent << Lat civitas, civitat- a.a.

sitar

[ Milliyet - gazete, 1984]
[Bengal] halk müziğinde ünlü sitarın yanısıra keman, flüt ve ülkeye özgü vurma çalgılar

Fa sitār ستار züç telli bir çalgı § Fa si/sa سه züç Fa tār تار ztel, saç

 se, tara-


16.04.2013
sitare

Fa sitāra ستاره zyıldız << OFa stārak a.a. ≈ Ave star- a.a. ≈ Sans str̥ स्तृ za.a. << HAvr *h₂stḗr (*astḗr) a.a.

sitayiş

Fa sitāyiş ستايش zövgü Fa sutūdan, sitā- ستودن, ستا zövmek, medhetmek +iş ≈ Ave staoiti a.a. ≈ Sans śtauti/śtute a.a. << HAvr *steu-2 a.a.

sitcom

İng sit-com [abb.] İng situation comedy «durum komedisi», bir tür televizyon dizisi

site1

Fr cité 1. kent, 2. yerleşke, özellikle toplu konut yerleşkesi << Lat civitas kent, devlet Lat civis yurttaş, hemşehri +itas

site2

İng web site worlwide web üzerinde sanal konum İng site yer, konum, mevki Lat situs