sirke2

siren

Fr sirène canavar düdüğü (İlk kullanım: 1819 Cagniard de la Tour, Fr. mucit.) EYun Seirḗn σειρήν zbağırarak gemileri kazaya sürükleyen efsane yaratığı

siret

Ar sīra(t) سِيرة z [#syr fiˁla(t) msd.] 1. gidiş, yürüyüş, kariyer, sefer, kampanya, 2. yaşam tarzı, ahlak, 3. peygamberin hayat hikâyesi Ar sāra سَارَ zyürüdü, gezdi, yol aldı

sirk

Fr cirque 1. daire, çember, 2. halka şeklinde gösteri alanı (İlk kullanım: 1791 Fr.) << Lat circus daire, halka, ring, yuvarlak gösteri alanı << HAvr *(s)ker-k- halka, yuvarlak HAvr *(s)ker-¹ kıvırmak, halka yapmak

sirkat

Ar sirḳa(t) سرقة z [#srḳ fiˁla(t) msd.] çalma, hırsızlık Ar saraḳa سرق zçaldı

sirke1

<< ETü sirke üzüm asidi ≈ Fa sirka سركه za.a.

sirke2

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
sirke [[kafada olan bit yumurtası]] (...) oġlan sirkelendi [[çocuğun başı sirke doldu]]

<< ETü sirke bit yumurtası

Not: Karş. Moğ sirke (a.a.).


03.03.2015
sirkülasyon

Fr circulation dolanım, dolaşım Lat circulare [den.] dolanmak +()tion Lat circulus [küç.] daire, çember, küçük halka Lat circus döngü, daire +ul°

sirküler

Fr circulaire 1. dairesel, daire şeklinde, 2. genel dolaşım için yazılan mektup, genelge Fr circuler dolanmak, dolaşmak +ari°

siroko

Fr sirocco Batı Akdenize özgü güneydoğu rüzgârı İt scirocco a.a. Ar şirūḳ شروق zdoğu rüzgârı [dial.] Ar şarḳ شرق zdoğu

siroz

Fr cirrhose karaciğer çürümesi YLat cirrhosis a.a. (İlk kullanım: René-Théophile-Hyacinthe Laennec, Fr. hekim (1781-1826).) EYun kirrhós κιρρός zkirli sarı, bej +osis

sirrus

YLat cirrus ince tel şeklinde bulut (İlk kullanım: 1802 Luke Howard, İng. doğabilimci.) Lat cirrus lif, ince tel