sirkat

sir

İng sear ütmek, aleve tutarak kıl yakmak << Ger *saurjan kurutmak

sirayet

Ar sirāya(t) سراية z [#sry fiˁāla(t) msd.] yayılma, (hastalık) bulaşma Ar sarā سَرَى zgece seyahat etti, dolaştı, (sıvı) aktı, yayıldı, (hastalık) bulaştı

siren

Fr sirène canavar düdüğü (İlk kullanım: 1819 Cagniard de la Tour, Fr. mucit.) EYun Seirḗn σειρήν zbağırarak gemileri kazaya sürükleyen efsane yaratığı

siret

Ar sīra(t) سِيرة z [#syr fiˁla(t) msd.] 1. gidiş, yürüyüş, kariyer, sefer, kampanya, 2. yaşam tarzı, ahlak, 3. peygamberin hayat hikâyesi Ar sāra سَارَ zyürüdü, gezdi, yol aldı

sirk

Fr cirque 1. daire, çember, 2. halka şeklinde gösteri alanı (İlk kullanım: 1791 Fr.) << Lat circus daire, halka, ring, yuvarlak gösteri alanı << HAvr *(s)ker-k- halka, yuvarlak HAvr *(s)ker-¹ kıvırmak, halka yapmak

sirkat

[ Kınalızade Ali Ef., Ahlâk-ı Alâî, 1564]

Ar sirḳa(t) سرقة z [#srḳ fiˁla(t) msd.] çalma, hırsızlık Ar saraḳa سرق zçaldı


30.08.2017
sirke1

<< ETü sirke üzüm asidi ≈ Fa sirka سركه za.a.

sirke2

<< ETü sirke bit yumurtası

sirkülasyon

Fr circulation dolanım, dolaşım Lat circulare [den.] dolanmak +()tion Lat circulus [küç.] daire, çember, küçük halka Lat circus döngü, daire +ul°

sirküler

Fr circulaire 1. dairesel, daire şeklinde, 2. genel dolaşım için yazılan mektup, genelge Fr circuler dolanmak, dolaşmak +ari°

siroko

Fr sirocco Batı Akdenize özgü güneydoğu rüzgârı İt scirocco a.a. Ar şirūḳ شروق zdoğu rüzgârı [dial.] Ar şarḳ شرق zdoğu