siret

siper

Fa sipar/ispar سپر/إسپر zkalkan << OFa spar a.a.

sipsi

<< ETü sıbızġu düdük

sir

İng sear ütmek, aleve tutarak kıl yakmak << Ger *saurjan kurutmak

sirayet

Ar sirāya(t) سراية z [#sry fiˁāla(t) msd.] yayılma, (hastalık) bulaşma Ar sarā سَرَى zgece seyahat etti, dolaştı, (sıvı) aktı, yayıldı, (hastalık) bulaştı

siren

Fr sirène canavar düdüğü (İlk kullanım: 1819 Cagniard de la Tour, Fr. mucit.) EYun Seirḗn σειρήν zbağırarak gemileri kazaya sürükleyen efsane yaratığı

siret

[ Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., <1377]
dir ilāhī uşbu χālḳuŋ sūreti / değşürülsün uşbu χalḳuŋ sīreti [ahlakı] [ Fuzuli, Divan & Leyla ve Mecnun, 1535]
suḥbet-i erbāb-i ˁilm ü maˁrifetden kıl hüsn-i sīret [ilim ve marifet erbabının sohbetinden ahlak güzelliği edin]

Ar sīra(t) سِيرة z [#syr fiˁla(t) msd.] 1. gidiş, yürüyüş, kariyer, sefer, kampanya, 2. yaşam tarzı, ahlak, 3. peygamberin hayat hikâyesi Ar sāra سَارَ zyürüdü, gezdi, yol aldı

 seyir

Bu maddeye gönderenler: siyer


26.08.2015
sirk

Fr cirque 1. daire, çember, 2. halka şeklinde gösteri alanı (İlk kullanım: 1791 Fr.) << Lat circus daire, halka, ring, yuvarlak gösteri alanı << HAvr *(s)ker-k- halka, yuvarlak HAvr *(s)ker-¹ kıvırmak, halka yapmak

sirkat

Ar sirḳa(t) سرقة z [#srḳ fiˁla(t) msd.] çalma, hırsızlık Ar saraḳa سرق zçaldı

sirke1

<< ETü sirke üzüm asidi ≈ Fa sirke سركه za.a.

sirke2

<< ETü sirke bit yumurtası

sirkülasyon

Fr circulation dolanım, dolaşım Lat circulare [den.] dolanmak +(t)ion Lat circulus [küç.] daire, çember, küçük halka Lat circus döngü, daire +ul°