siklotron

sikke

Ar sikka(t) سكّة z [#skk fiˁla(t) mr.] 1. dövme demirden yapılan herhangi bir şey, saban demiri, üzerinde para basılan koni şeklinde demir kalıp, 2. madeni para, 3. bazı tarikatlere özgü koni şeklinde külah Aram sikkā/sikkətā סכא/סכתא z1. çivi, saban demiri, 2. metal para Akad sikkatu mıh, çivi

sikko
sikl

Fr/İng cycle 1. çember, döngü, tekerlek, 2. elektromanyetik dalga birimi Lat cyclus çember, döngü, tekerlek EYun kýklos κύκλος za.a. << HAvr *kʷekʷlo-s a.a. HAvr *kʷel-¹ dönmek

siklamen

Fr cyclamen kırmızının çeşitli tonlarında çiçek açan rizomlu bir bitki, buhuru meryem, tavşan kulağı EYun kykláminos/kyklámis κυκλάμινος/κυκλάμις za.a. <? EYun kýklos κύκλος zhalka, tekerlek

siklon

Fr cyclone havanın dairesel hareketi, hortum, burgaç İng cyclone a.a. (İlk kullanım: 1848 Piddington, İng. koloni yöneticisi.) Lat cyclus döngü, halka

siklotron

[ Cumhuriyet - gazete, 1945]
binlerce ton ağırlığında siklotron isimli bir alet kiklotron [ TDK, Türkçe Sözlük, 2. Baskı, 1955]
kiklotron: Atom araştırmalarında, elektriklenmiş cisimlere yüksek sürat veren bir alet.

İng cyclotron atom partiküllerini dairesel hareketle hızlandırma aygıtı (İlk kullanım: 1929 Ernest Lawrence, Amer. fizikçi.) § İng cycle daire İng electron

 sikl, elektron


13.01.2015
sil|mek

<< ETü sil- ovmak, ovarak temizlemek

silah

Ar silāḥ سِلَاح z [#slḥ fiˁāl msd.] savaş aracı, özellikle kılıç ve mızrak (≈ Aram şilḥā שִׁלְחָא z [#şlḥ] atılan şey, mermi, mızrak Aram şəlaḥ שלח zgöndermek, fırlatmak )

silahşor

§ Ar silāḥ سلاح z Fa şor2 شور ziyi kullanan (Fa şorīdan شوريدن z1. bulandırmak, karıştırmak, 2. yıkamak, 3. çalışmak, bir işte başarılı olmak )

silaj

İng silage İng ensilage «silolama», siloda bekletilerek mayalanan hayvan yemi İng silo tahıl deposu +age

silgi

ETü sil- +gU