sikatris

sihirbaz

§ Ar sihr Fa bāz oynatan

sik

<< ETü sik siyme organı ETü sid-/*si- siymek, işemek +Uk (Kaynak: Erdal sf. 1:203, 2:642)

sik|mek

<< ETü sik- (erkek) cinsel ilişkiye girmek <? ETü sid-/*si- işemek +Ik-

sika

Fr siccatif kurutucu OLat siccativus a.a. Lat siccare [den.] kurutmak +(t)iv° Lat siccus kuru

sikamor

İng sycamore/sycomore sıcak iklimlere özgü bir ağaç, ficus sycomorus EYun sykómoros συκόμορος z«dut-incir», a.a. § EYun sýkon σῦκον zincir (≈ İbr şiḳəmāh שִׁקְמָה za.a. ) EYun móron µόρον zdut

sikatris

[ Milliyet - gazete, 1952]
Geniş sikatris'i görünüyordu ama beni ondan ziyade gittikçe şişmanlamam düşündürdü.

Fr cicatrice bere, yara kabuğu Lat cicatrix a.a. Lat cicare berelemek +(t)rix


01.10.2017
sikke

Ar sikka(t) سكّة z [#skk fiˁla(t) mr.] 1. dövme demirden yapılan herhangi bir şey, saban demiri, üzerinde para basılan koni şeklinde demir kalıp, 2. madeni para, 3. bazı tarikatlere özgü koni şeklinde külah Aram sikkā/sikkətā סכא/סכתא z1. çivi, saban demiri, 2. metal para Akad sikkatu mıh, çivi

sikko
sikl

Fr/İng cycle 1. çember, döngü, tekerlek, 2. elektromanyetik dalga birimi Lat cyclus çember, döngü, tekerlek EYun kýklos κύκλος za.a. << HAvr *kʷekʷlo-s a.a. HAvr *kʷel-¹ dönmek

siklamen

Fr cyclamen kırmızının çeşitli tonlarında çiçek açan rizomlu bir bitki, buhuru meryem, tavşan kulağı EYun kykláminos/kyklámis κυκλάμινος/κυκλάμις za.a. <? EYun kýklos κύκλος zhalka, tekerlek

siklon

Fr cyclone havanın dairesel hareketi, hortum, burgaç İng cyclone a.a. (İlk kullanım: 1848 Piddington, İng. koloni yöneticisi.) Lat cyclus döngü, halka