sevici

sevap

Ar ṯawāb ثواب z [#s̠wb faˁāl msd.] 1. amelin karşılığı, Allah'a itaatin ödülü, 2. iyi amel Ar ṯāba ثاب zdöndü, geri geldi

sevda

Ar sawdāˀ سوداء z [#swd faˁlā sf. fem.] 1. kara şey, 2. kara safra, melankoli, eski tıbba göre insanı oluşturan dört unsurdan biri, 3. akıl dışı arzu, tutku Ar aswad أسود z [afˁal sf.] kara

sevdicek

TTü sevdik +çA

sevecen

TTü sev- +AcAn

sevgi

<< OTü sevgü muhabbet ETü sev- +gU

sevici

TTü: [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
sevici: 1. Seven, muhib. 2. Hemcinsini sevmek meyl-i şenīˁine tabi karı.

 sev-


26.01.2015
sevimli

TTü sevim +lI(g)

sevin|mek

<< ETü sevin- sevinmek ETü sev- +In-

sevinç

<< ETü sevinç seviniş, minnet (ETü sevin- ) ETü sev- sevmek +(In)ç

seviş|mek

ETü sev- karşılıklı sevmek veya sevinmek +Iş-

seviye

Ar sawīya(t) سويّة z [#swy faˁīla(t) sf. fem.] denklik, eşitlik Ar sawiya سَوِىَ zdenk idi