sevap

setoloji

İng cetology balina ve yunus bilimi Lat cētus balina EYun kêtos κῆτος zdeniz canavarı, a.a.

setr

Ar satr سَتْر z [#str faˁl msd.] örtme Ar satara سَتَرَ zörttü

setre

Ar satr ستر z [#str faˁl msd.] örtme, giyinme

settar

Ar sattār سَتّار z [#str faˁˁāl mesl.] örtücü, Allah'ın sıfatlarından biri Ar satara سَتَرَ zörttü

sev|mek

<< ETü sev- sevmek

sevap

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250 (1444)]
öçer miḥnat otı keçer nawbatı / kalur ṣabr iḏisi s̠awābın yüḏüp [mihnet ateşi söner, nöbeti geçer, sabır sahibi kazandığı sevapla kalır]

Ar ṯawāb ثواب z [#s̠wb faˁāl msd.] 1. amelin karşılığı, Allah'a itaatin ödülü, 2. iyi amel Ar ṯāba ثاب zdöndü, geri geldi

Not: Aynı Sami kökünden Aram tawbā "günahtan geri dönme" teknik bir terim olarak Kuran Arapçasına girmiştir. • Aynı kökten Ar ṯawb "kumaş, giysi" sözcüğüyle anlam ilişkisi anlaşılamadı.

Bu maddeye gönderenler: esvap, mesabe, tövbe


28.04.2020
sevda

Ar sawdāˀ سوداء z [#swd faˁlā sf. fem.] 1. kara şey, 2. kara safra, melankoli, eski tıbba göre insanı oluşturan dört unsurdan biri, 3. akıl dışı arzu, tutku Ar aswad أسود z [afˁal sf.] kara

sevdicek

TTü sevdik +çA

sevecen

TTü sev- +AcAn

sevgi

<< OTü sevgü muhabbet ETü sev- +gU

sevici