settar

set2

İng set (ad) yer, konum, kurgu İng set (fiil) koymak, dizmek, oturtmak << Ger *satjan oturtmak Ger *setjan oturmak << HAvr *sod-éi̯e- a.a.

set3

İng set takım, küme, grup EFr sette hizip << Lat secta a.a.

setoloji

İng cetology balina ve yunus bilimi Lat cētus balina EYun kêtos κῆτος zdeniz canavarı, a.a.

setr

Ar satr سَتْر z [#str faˁl msd.] örtme Ar satara سَتَرَ zörttü

setre

Ar satr ستر z [#str faˁl msd.] örtme, giyinme

settar

[ Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., <1377]
vāhid ü settār ol ferd ü ṣamed / kim sıfatı kul huvellāhu eḥad

Ar sattār سَتّار z [#str faˁˁāl mesl.] örtücü, Allah'ın sıfatlarından biri Ar satara سَتَرَ zörttü

 setr


14.05.2015
sev|mek

<< ETü sev- sevmek

sevap

Ar ṯawāb ثواب z [#s̠wb faˁāl msd.] 1. amelin karşılığı, Allah'a itaatin ödülü, 2. iyi amel Ar ṯāba ثاب zdöndü, geri geldi

sevda

Ar sawdāˀ سوداء z [#swd faˁlā sf. fem.] 1. kara şey, 2. kara safra, melankoli, eski tıbba göre insanı oluşturan dört unsurdan biri, 3. akıl dışı arzu, tutku Ar aswad أسود z [afˁal sf.] kara

sevdicek

TTü sevdik +çA

sevecen

TTü sev- +AcAn