setr

sesteş

Türkiye Türkçesi ses sözcüğünden Yeni Türkçe +dAş ekiyle türetilmiştir.

set1

Arapça sdd kökünden gelen sadd سدّ z "1. engelleme, 2. engel, bariyer, önlem" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sadda سدّ z "engel oldu" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

set2

İngilizce set "(ad) yer, konum, kurgu" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük İngilizce set "(fiil) koymak, dizmek, oturtmak" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Germence yazılı örneği bulunmayan *satjan "oturtmak" biçiminden evrilmiştir. Germence biçim Germence yazılı örneği bulunmayan *setjan "oturmak" fiilinden türetilmiştir. Germence fiil Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *sod-éi̯e- biçiminden evrilmiştir.

set3

İngilizce set "takım, küme, grup" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük Eski Fransızca sette "hizip" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince aynı anlama gelen secta sözcüğünden evrilmiştir.

setoloji

İngilizce cetology "balina ve yunus bilimi" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük Latince cētus "balina" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca kêtos κῆτος z "deniz canavarı, balina" sözcüğünden alıntıdır.

setr
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
ḥaḳ taˁālā görür ve setr ider [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, 1451 yılından önce]
ehl-i setr ü ˁiffet dururlar

Köken

Arapça str kökünden gelen satr سَتْر z "örtme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça satara سَتَرَ z "örttü" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

Benzer sözcükler

setir

Bu maddeye gönderenler

mestur, setre, settar, sütre, tesettür


14.05.2015
setre

Arapça str kökünden gelen satr ستر z "örtme, giyinme" sözcüğünden +ī ekiyle türetilmiştir.

settar

Arapça str kökünden gelen sattār سَتّار z "örtücü, Allah'ın sıfatlarından biri" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça satara سَتَرَ z "örttü" fiilinin faˁˁāl vezninde meslek adııdır.

sev|mek

Eski Türkçe sev- "sevmek" fiilinden evrilmiştir.

sevap

Arapça s̠wb kökünden gelen ṯawāb ثواب z "1. amelin karşılığı, Allah'a itaatin ödülü, 2. iyi amel" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṯāba ثاب z "döndü, geri geldi" fiilinin faˁāl vezninde masdarıdır.

sevda

Arapça swd kökünden gelen sawdāˀ سوداء z "1. kara şey, 2. kara safra, melankoli, eski tıbba göre insanı oluşturan dört unsurdan biri, 3. akıl dışı arzu, tutku" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça aswad أسود z "kara" sözcüğünün faˁlā vezninde sıfat dişilidir.