set2

seryum

YLat cerium bir element (İlk kullanım: 1801 Hisinger & Berzelius, İsv. kimyacı.) öz Ceres mitolojide bir tanrıça, 1801'de keşfedilen bir planet +ium

serzeniş

Fa sar-zaniş سرزنش zbaşa kakma, kınama § Fa sar سر zbaş Fa zadan, zan- زدن, زن zvurmak, çarpmak, çalmak, kakmak +iş

ses

onom

sesteş

TTü ses +dAş

set1

Ar sadd سدّ z [#sdd faˁl msd.] 1. engelleme, 2. engel, bariyer, önlem Ar sadda سدّ zengel oldu

set2

film seti [ Özön, Türkçe-Yabancı Kelimeler Sözlüğü, 1961]
set: Sinemada filmi almak için stüdyoda hazırlanmış köşe, plato. [ Milliyet - gazete, 1962]
Göksel Arsoy ... Türkân Şoray bir filmin setinde birleştiler.

İng set (ad) yer, konum, kurgu İng set (fiil) koymak, dizmek, oturtmak << Ger *satjan oturtmak Ger *setjan oturmak << HAvr *sod-éi̯e- a.a.

 sedye

Not: İngilizce fiil, sit "oturmak" fiilinin geçişli halidir.

Benzer sözcükler: film seti, set etmek

Bu maddeye gönderenler: reset


08.09.2017
set3

İng set takım, küme, grup EFr sette hizip << Lat secta a.a.

setoloji

İng cetology balina ve yunus bilimi Lat cētus balina EYun kêtos κῆτος zdeniz canavarı, a.a.

setr

Ar satr سَتْر z [#str faˁl msd.] örtme Ar satara سَتَرَ zörttü

setre

Ar satr ستر z [#str faˁl msd.] örtme, giyinme

settar

Ar sattār سَتّار z [#str faˁˁāl mesl.] örtücü, Allah'ın sıfatlarından biri Ar satara سَتَرَ zörttü