sergi

serenat

Fr sérénade akşam açık havada (ve özellikle aşıkın penceresi önünde) çalınan müzik İt serenata a.a. İt sereno akşam sükûneti << Lat serenus a.a. Lat serus akşam

serencam

Fa sar-ancām سرنجام z«son baş», bir şeyin sonu, sonuç

serf

Fr serf bir senyöre bağlı köylü, toprak kölesi << Lat servus köle, hizmetçi << HAvr *ser-wo- HAvr *ser-¹ korumak, muhafaza etmek

sergen

TTü ser- +(g)An

sergerde

Fa sarkarde سرگرده zöncü, lider § Fa sar سر zbaş Fa kardan گشتن, گرد zyapmak, etmek +a

sergi

Çağ: "yaygı, halı" [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
sergi: tapis d'une maison, tapis sur lequel on étale les comestibles TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
sergi [[yaygı, özellikle resmi ödemeler için kurulan tezgâh]] [ Şinasi, Tasvir-i Efkâr makaleleri, 1863]
Sultan Umūmī-i Osmānī Meydānında inşā edilmiş olan Sergi-i [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
Resim sergisi, hayvan sergisi, uluslararası sergiler (...) sergilemek

ETü *ser- yaymak +gU

 ser-

Not: Karş. ETü serü "evlerde üzerine eşya konan raf" (Kaş).

Benzer sözcükler: resim sergisi, sergilemek


17.08.2017
sergüzeşt

Fa sar guḏaşt سرگذشت zbaştan geçen şey, macera § Fa sar سر zbaş Fa guḏaştan, guḏār- گذشتن, گذار zgeçmek

serhat

Fa sarḥadd سرحدّ zsınır başı, sınır boyu § Fa sar سر zbaş Ar ḥadd حدّ zsınır

seri1

Fr série dizi, sıra Lat series a.a. Lat serere, sert- dizmek, sıraya sokmak << HAvr *ser-² a.a.

seri2

Ar sarīˁ سريع z [#srˁ faˁīl sf.] hızlı, süratli, tez Ar saraˁa سرع zhızlı gitti

serif

İng serif matbaa harflerinde tırnak