sergerde

seren

?

serenat

Fr sérénade akşam açık havada (ve özellikle aşıkın penceresi önünde) çalınan müzik İt serenata a.a. İt sereno akşam sükûneti << Lat serenus a.a. Lat serus akşam

serencam

Fa sar-ancām سرنجام z«son baş», bir şeyin sonu, sonuç

serf

Fr serf bir senyöre bağlı köylü, toprak kölesi << Lat servus köle, hizmetçi << HAvr *ser-wo- HAvr *ser-¹ korumak, muhafaza etmek

sergen

TTü ser- +(g)An

sergerde

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
serkerde: Başbuğ. Asakiri zaptiye binbaşısı.

Fa sarkarda سرگرده zöncü, lider § Fa sar سر zbaş Fa kardan گشتن, گرد zyapmak, etmek +a

 ser, kâr

Not: Yine Farsçadan alıntı olan sergerdān "başı dönmüş, şaşkın, avare" deyimi ile karıştırılmamalıdır.


31.10.2017
sergi

ETü *ser- yaymak +gU

sergüzeşt

Fa sar guḏaşt سرگذشت zbaştan geçen şey, macera § Fa sar سر zbaş Fa guḏaştan, guḏār- گذشتن, گذار zgeçmek

serhat

Fa sarḥadd سرحدّ zsınır başı, sınır boyu § Fa sar سر zbaş Ar ḥadd حدّ zsınır

seri1

Fr série dizi, sıra Lat series a.a. Lat serere, sert- dizmek, sıraya sokmak << HAvr *ser-² a.a.

seri2

Ar sarīˁ سريع z [#srˁ faˁīl sf.] hızlı, süratli, tez Ar saraˁa سرع zhızlı gitti