serapa

ser|mek

<< ETü ser- 1. yaymak, 2. sabretmek

sera

Fr serre [dev.] 1. kapalı yer, 2. özellikle bitkileri soğuktan korumak için yapılan kapalı alan Fr serrer sıkıca kapatmak, sıkmak << OLat serare [den.] kilitlemek, sürgüyle kapatmak Lat sera sürgü, kapı demiri

seramik

Fr céramique çömlekçilik (ad), pişmiş topraktan yapma (sıfat) EYun keramikós κεραμικός zçömleğe ilişkin, çömlekçilik EYun kéramos κέραμος zpişmiş topraktan yapma çömlek +ik°

serander

Yun ksirándiro ξηράνδιρο zkuru erzak deposu § Yun ksiros ξηρός zkuru Yun ándiro άνδηρο zseki, balkon

serap

Ar sarāb سَراب z [#srb] çölde görülen hayal <? Ar saraba سَرَبَ zgitti, kaçtı, (su) akıp gitti, (deve) başıboş gitti

serapa

[ Ömer b. Mezîd, Mecmuatü'n-nezâir, 1437]
sabā zikr eylese lāˁlüŋ şarābın / serāpā akıta su deyü kevser

Fa sar ā pā سر آ پا zbaştan ayağa, tepeden tırnağa

 ser, pa


13.01.2015
serasker

Fa sar-ˁaskar سرعسكر zbaş komutan § Fa sar سر zbaş Ar ˁaskar عسكر zordu

serazat

Fa *sarāzād سرازاد zbaşı özgür

serbest

Fa sar-basta سربسته z«baş bağı», imza ve mühür gibi hukuki bir belgenin bağlayıcı işareti § Fa sar سر zbaş Fa bastan بستن zbağlamak

serçe

<< ETü-O seçe küçük bir ötücü kuş ≈ Sogd siçē/siçāg a.a.

serd

Ar sard سرد z [#srd faˁl msd.] tek tek sayma, ayrıntılarıyla beyan etme Ar sarada سرد ztek tek saydı, açıkladı, ayrıntılı anlattı