serap

ser

Fa/OFa sar سر zbaş, kafa ≈ Ave sarah- a.a. ≈ Sans śíras शिरस् za.a. << HAvr *ḱŕ̥h₂-o-s (*ḱár-o-s) a.a. HAvr *ḱerh₂- (*ḱer-) kafa, boynuz

ser|mek

<< ETü ser- 1. yaymak, 2. sabretmek

sera

Fr serre [dev.] 1. kapalı yer, 2. özellikle bitkileri soğuktan korumak için yapılan kapalı alan Fr serrer sıkıca kapatmak, sıkmak << OLat serare [den.] kilitlemek, sürgüyle kapatmak Lat sera sürgü, kapı demiri

seramik

Fr céramique çömlekçilik (ad), pişmiş topraktan yapma (sıfat) EYun keramikós κεραμικός zçömleğe ilişkin, çömlekçilik EYun kéramos κέραμος zpişmiş topraktan yapma çömlek +ik°

serander

Yun ksirándiro ξηράνδιρο zkuru erzak deposu § Yun ksiros ξηρός zkuru Yun ándiro άνδηρο zseki, balkon

serap

[ Sinan Paşa, Tazarru'nâme, 1482]
dünyā sarāyına ġurūr, lemeˁān-ı serāba aldanmağa benzer

Ar sarāb سَراب z [#srb] çölde görülen hayal <? Ar saraba سَرَبَ zgitti, kaçtı, (su) akıp gitti, (deve) başıboş gitti

Not: Arapça sözcüğün nihai anlamı “yaklaşınca giden şey, kaçarca” olabilir. Buna karşılık karş. İbr/Aram şərab "aşırı sıcakta yanma, akkor haline gelme". • Farsça sarāb "su kaynağı, göze" ile anlam bağı kurulamaz.


28.07.2015
serapa

Fa sar ā pā سر آ پا zbaştan ayağa, tepeden tırnağa

serasker

Fa sar-ˁaskar سرعسكر zbaş komutan § Fa sar سر zbaş Ar ˁaskar عسكر zordu

serazat

Fa *sarāzād سرازاد zbaşı özgür

serbest

Fa sar-basta سربسته z«baş bağı», imza ve mühür gibi hukuki bir belgenin bağlayıcı işareti § Fa sar سر zbaş Fa bastan بستن zbağlamak

serçe

<< ETü-O seçe küçük bir ötücü kuş ≈ Sogd siçē/siçāg a.a.