ser|mek

septik1

Fr septique çürümeye ve kokuşmaya ilişkin EYun sēptikós σηπτικός zçürümüş, kokuşmuş EYun sḗpomai σήπομαι zçürümek, kokuşmak +ik°

septik2

Fr scéptique kuşkucu EYun skeptikós σκεπτικός zgerçeğin bilinemeyeceğini savunan filozof Pyrrho'nun öğretisini izleyen kimse EYun sképthomai σκέπθομαι zgözlemlemek, alıcı gözle bakmak +ik° << HAvr *sḱep-/*speḱ- gözlemek

septisemi

Fr septicémie kan zehirlenmesi § EYun sēptikós σηπτικός zkokuşmuş, çürümüş EYun ʰaíma ἁῖμα zkan

sepya

İt sepia mürekkep balığı ve ondan elde edilen boya EYun sēpía σηπία za.a.

ser

Fa/OFa sar سر zbaş, kafa ≈ Ave sarah- a.a. ≈ Sans śíras शिरस् za.a. << HAvr *ḱŕ̥h₂-o-s (*ḱár-o-s) a.a. HAvr *ḱerh₂- (*ḱer-) kafa, boynuz

ser|mek

ETü: serim, seri [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
serim [[şarap süzmek için yayılan ipek dokuma parçası]] (...) serü [[üzerine eşya konan raf]] KTü: [ anon., et-Tuhfetu'z-Zekiyye fi'l-Lugati't-Türkiyye, <1400]
naşara [Ar.]: yaydı, serdi TTü: [ Pîr Mehmed b. Yusuf, Terceman, <1461]
ar-raff [Ar.]: Sergen dedükleri taχtadur ki yürük evlerinde aykurı koyup üzerine süt sererler.

<< ETü ser- 1. yaymak, 2. sabretmek

Not: Kaşgarî ve Kutadgu Bilig'de görülen ETü ser- "sabretmek" fiiliyle anlam bağı kurmak güçtür.

Benzer sözcükler: sere serpe, serilmek

Bu maddeye gönderenler: sergen, sergi


13.07.2015
sera

Fr serre [dev.] 1. kapalı yer, 2. özellikle bitkileri soğuktan korumak için yapılan kapalı alan Fr serrer sıkıca kapatmak, sıkmak << OLat serare [den.] kilitlemek, sürgüyle kapatmak Lat sera sürgü, kapı demiri

seramik

Fr céramique çömlekçilik (ad), pişmiş topraktan yapma (sıfat) EYun keramikós κεραμικός zçömleğe ilişkin, çömlekçilik EYun kéramos κέραμος zpişmiş topraktan yapma çömlek +ik°

serander

Yun ksirándiro ξηράνδιρο zkuru erzak deposu § Yun ksiros ξηρός zkuru Yun ándiro άνδηρο zseki, balkon

serap

Ar sarāb سَراب z [#srb] çölde görülen hayal <? Ar saraba سَرَبَ zgitti, kaçtı, (su) akıp gitti, (deve) başıboş gitti

serapa

Fa sar ā pā سر آ پا zbaştan ayağa, tepeden tırnağa