sepken

senyör

Fr seigneur bey, efendi, hazret << Lat senior [kıy.] daha yaşlı, çok yaşlı Lat senex, sen- yaşlı, pir +ior

separe

Fr séparée [pp. fem.] restoranda ayrı oturma yeri Lat separata [pp.] ayrılmış yer veya şey Lat separare ayırmak +()t° Lat se+ parare oluşturmak, yaratmak, yapmak

sepele|mek

TTü sep- serpmek +AlA-

sepet

Fa sabad/sapad سبد/سپد zhasır kova << OFa *sapad a.a.

sepi

TTü sep- serpmek +I(g)

sepken

KTü: sepkün [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
sepkün [[yağmur serpintisi]] TTü: serpken [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
serpken, sulu sepken: Kar ile karışık yağmur.

TTü sep- serpmek, saçmak +(g)An

 serp-

Benzer sözcükler: sulu sepken


31.12.2015
septet

Fr septette yedi enstrüman için müzik eseri Fr sept [küç.] yedi +et° Lat septem a.a. HAvr *septḿ̥ a.a.

septik1

Fr septique çürümeye ve kokuşmaya ilişkin EYun sēptikós σηπτικός zçürümüş, kokuşmuş EYun sḗpomai σήπομαι zçürümek, kokuşmak +ik°

septik2

Fr scéptique kuşkucu EYun skeptikós σκεπτικός zgerçeğin bilinemeyeceğini savunan filozof Pyrrho'nun öğretisini izleyen kimse EYun sképthomai σκέπθομαι zgözlemlemek, alıcı gözle bakmak +ik° << HAvr *sḱep-/*speḱ- gözlemek

septisemi

Fr septicémie kan zehirlenmesi § EYun sēptikós σηπτικός zkokuşmuş, çürümüş EYun ʰaíma ἁῖμα zkan

sepya

İt sepia mürekkep balığı ve ondan elde edilen boya EYun sēpía σηπία za.a.