semender

semantik

Fr semantique anlama ilişkin (İlk kullanım: 1897 Michel Bréal, Fr. düşünür.) EYun sēmantikós σημαντικός zanlam ifade eden, anlamlı EYun sēmaínō σημαίνω zişaret etmek, anlam ifade etmek +ik° EYun sḗma σήμα zişaret, simge, gösterge

semaver

Rus samovar içinde ısıtıcı tertibatı olan çay pişirme cihazı § Rus samo kendi Rus varit' kaynamak

semavi

Ar samāwī سماوى z [nsb.] gökyüzüne ait, göksel, gök rengi Ar samāˀ سماء z [#smw] gökyüzü

sembol

Fr symbole 1. gizli anlamı olan söz, 2. simge, işaret EYun sýmbolon σύμβολον zretorikte iki anlamı birleştiren sözcük, parola, simge EYun symbállō συμβάλλω, συμβολ- zbir araya atmak EYun syn+ bállō, bol- βάλλω, βολ- zatmak

semen

Lat semen, semin- tohum << HAvr *séh₁-mn̥ (*sḗ-mn̥) HAvr *seh₁- (*sē-) tohum ekmek +men

semender

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
mürğ-ı semender-vâr [semender kuşu gibi] âteş-i Nemrûd içinde kaldı. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
semender: ... 2. Soğukluğuyle meşhur bir cins su kertenkelesi.

Fa samandar سامندر/سمندر zateşten beslenen efsane kuşu, phoeniks ≈ EYun salamándra σαλαμάνδρα za.a.

Not: Nihai kaynağı meçhuldür. Aristoteles'ten bu yana kaydedilmiş olan Yunanca biçim bilinmeyen bir dilden alınmıştır. Karş. İng salamander, Fr salamandre.


18.08.2017
semer

Yun sagmárion σαγμάριον z [küç.] yük hayvanlarına mahsus semer EYun ságma σάγμα za.a. +arion EYun sáttō, sag- σάττω, σαγ- zyüklemek +ma(t)

semere

Ar ṯamara(t) ثمرة z [#s̠mr faˁala(t) mr.] ürün, meyve Ar ṯamara ثمر zürün verdi

semi+

Fr/İng semi+ [bileşik adlarda] yarı Lat semi yarı << HAvr *sēmi- a.a.

semifinal

İng semi-final yarı final

seminer

Fr séminaire 1. ruhban okulu, 2. üniversitede grup çalışması Lat seminarium tohum yatağı, fidanlık Lat semen tohum +ari°