semantik

sema1

Ar samāˀ سماء z [#smw faˁāl msd.] 1. üst, yüksek, en üstte olan, 2. çatı, tavan, ayakkabının üst kısmı vb. 3. gökyüzü Ar samā سما zyüksek idi, yükseldi, yüceldi

sema2

Ar samāˁ سماع z [#smˁ faˁāl msd.] dinleti, müzik, raks Ar samaˁa سَمَعَ zduydu, dinledi

semafor

Fr sémaphore denizcilikte flamalarla işaretleşme sistemi § EYun sḗma σήμα zişaret, simge, gösterge EYun phóros φόρος ztaşıyan EYun phérō, phor- φέρω ztaşımak, getirmek

semah

Ar samāˁ سماع z [#smˁ faˁāl msd.] dinleme, dinleti

semai

Ar samāˁī سماعى z [nsb.] dinleti, konser Ar samāˁ سماع z [#smˁ] dinleme

semantik

[ Cumhuriyet - gazete, 1941]
Fonetik ve Semantik bakımlarından arabca ve acemcedeki şekillerini muhafaza etmekle beraber

Fr semantique anlama ilişkin (İlk kullanım: 1897 Michel Bréal, Fr. düşünür.) EYun sēmantikós σημαντικός zanlam ifade eden, anlamlı EYun sēmaínō σημαίνω zişaret etmek, anlam ifade etmek +ik° EYun sḗma σήμα zişaret, simge, gösterge

Benzer sözcükler: semantizm

Bu maddeye gönderenler: şamandıra, semafor, semiyotik, simya


03.08.2015
semaver

Rus samovar içinde ısıtıcı tertibatı olan çay pişirme cihazı § Rus samo kendi Rus varit' kaynamak

semavi

Ar samāwī سماوى z [nsb.] gökyüzüne ait, göksel, gök rengi Ar samāˀ سماء z [#smw] gökyüzü

sembol

Fr symbole 1. gizli anlamı olan söz, 2. simge, işaret EYun sýmbolon σύμβολον zretorikte iki anlamı birleştiren sözcük, parola, simge EYun symbállō συμβάλλω, συμβολ- zbir araya atmak EYun syn+ bállō, bol- βάλλω, βολ- zatmak

semen

Lat semen, semin- tohum << HAvr *séh₁-mn̥ (*sḗ-mn̥) HAvr *seh₁- (*sē-) tohum ekmek +men

semender

Fa samandar سامندر/سمندر zateşten beslenen efsane kuşu, phoeniks ≈ EYun salamándra σαλαμάνδρα za.a.