selef

selamet

Ar salāma(t) سلامة z [#slm faˁāla(t) msd.] sağ ve salim olma, emin olma Ar salima سلم zemin idi, güvendi

selase

Ar ṯalāṯa(t) ثلاثة z [#s̠ls̠ faˁāla(t) ] üç

selatin

Ar salāṭin سلاطن z [#slṭn faˁālil q. çoğ.] sultanlar Ar sulṭān سلطان z

sele1

Ar/Fa salla سلّة zhasırdan örülmüş sepet ≈ Aram salā סלא za.a. ≈ Akad sellū a.a.

sele2

Fr selle eyer, bisiklet oturağı << Lat sella eyer << Lat *sed-la Lat sedere, sess- oturmak

selef

[ Ali Bey terc., Kitab-ı Mukaddes, 1665]
cümle kavim bî-nihâye cümle selefleri gibi bile giderler [ Meninski, Thesaurus, 1680]
selef & vul. selefler. Pl. eslāf [eskiler, atalar]

Ar salaf سلف z [#slf faˁal ] 1. önceleme, eskiden olma, 2. öncekiler, eskiler ≈ Ar sālif سالف z [fāˁil fa.] eski, önceki, geçmiş Ar salufa سلف zgeçti

Benzer sözcükler: eslaf

Bu maddeye gönderenler: selefî


23.09.2017
selefî

Ar salafī سلفى z [nsb.] İslam'ın ilk çağına dönmeyi savunan dini ve siyasi hareket

seleksiyon

Fr séléction seçki, seçim Lat selectio a.a. Lat seligere seçip ayırmak +()tion Lat se+ legere, lect- seçmek

selektör

Fr sélécteur seçici Lat selector a.a. Lat seligere +()tor

selem

Ar salam سلم z [#slm faˁal ] İslam hukukunda malı sonradan teslim etmek üzere peşin ödeme Ar salima سلم zemin idi, güvendi

selentere

Fr coelentérés denizanası ve benzerlerini içeren hayvan grubu § EYun koîlos κοῖλος zçukur, içi boş, kof EYun énteron έντερον ziç, iç organları