sefil

sefalet

Ar sufāla(t) سفالة z [#sfl fuˁāla(t) msd.] aşağı veya aşağıda olma, aşağılık olma Ar safala سفل zaşağı idi (≈ İbr/Aram #şpl שפל zaltta veya aşağıda olma, sefil olma ≈ Akad şapālu alt, aşağı )

sefarad

Fr séfarade İspanya Yahudisi Lad sefaradi a.a. İbr səfārad סְפָרַד zTevratta adı geçen bir batı ülkesi, belki İspanya

sefaret

Ar safīr سفير zelçi Ar safar سفر zyolculuk, sefer

sefer

Ar safar سَفَر z [#sfr faˁal ] uzun yürüyüş, yolculuk ≈ Aram səphar ספר z1. kesme, 2. sınır, serhat, 3. yazı yazma ≈ Akad saparru at arabası veya el arabası

sefih

Ar safīh سفيه z [#sfh faˁīl sf.] akılsız, boş kafalı Ar safiha/safuha akılsız ve boş kafalı idi, ciddiyet ve bilgelikten yoksun idi

sefil

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
süfālet ve sefillik çekmek: Vilem subire conditionem.

Ar safīl/safil سَفِيل/سَفِل z [#sfl faˁīl sf.] alçak, aşağı Ar safala سَفَلَ zalçak ve aşağı idi

Benzer sözcükler: sefilleri oynamak, sefilleşmek, sefillik

Bu maddeye gönderenler: sefalet, süfla, süflî


29.04.2015
sefine

Ar safīna(t) سفينة z [#sfn faˁīlā(t) sf. fem.] gemi Aram səphīnā/saphīntā ספינא/ספינתא z1. düz kesilmiş tahta, levha, sal, 2. gemi ≈ Akad sapānu düzlemek, düzeltmek

sefir

Ar safīr سفير z [#sfr faˁīl sf.] elçi, arabulucu, bir aşiretin diğerine gönderdiği haberci Ar safar سفر zuzun yol yürüme, yolculuk

segâh

Fa se-gāh سهگاه züç-durak veya üçüncü durak, müzikte bir perde

segman

Fr segment mafsal, eklem, bölüm Lat segmentum a.a. Lat secare, sect- kesmek, bölmek +ment° << HAvr *sek- kesmek

segment

İng segment mafsal, eklem, kesim