sefal(o)+

sedir1

Ar ṣadr صدر z [#ṣdr faˁl ] 1. göğüs, 2. bir şeyin ön ve ileri kısmı, baş köşe

sedir2

Fr cèdre sedir ağacı EYun kédros κέδρος za.a.

sedye

İt sedia oturak, her çeşit sandalye İt sedere oturmak << Lat sedēre, sess- a.a. << HAvr *sed- a.a.

sefahat

Ar safāha(t) سفاهة z [#sfh faˁāla(t) msd.] akılsızlık, utanmazlık, zevk ve eğlence Ar safiha سفه zakılsız idi

sefal(o)+

Fr céphalo+ İng cephalo+ [bileşik adlarda] kafa EYun kephalḗ κεφαλή zkafa << HAvr *ǵʰebʰ-l- a.a.

Benzer sözcükler: +sefal, elektroensefalografi, makrosefal, mezosefal

Bu maddeye gönderenler: brakisefal, dolikosefal, kefal, mikrosefal


08.12.2015
sefalet

Ar sufāla(t) سفالة z [#sfl fuˁāla(t) msd.] aşağı veya aşağıda olma, aşağılık olma Ar safala سفل zaşağı idi (≈ İbr/Aram #şpl שפל zaltta veya aşağıda olma, sefil olma ≈ Akad şapālu alt, aşağı )

sefarad

Fr séfarade İspanya Yahudisi Lad sefaradi a.a. İbr səfārad סְפָרַד zTevratta adı geçen bir batı ülkesi, belki İspanya

sefaret

Ar safīr سفير zelçi Ar safar سفر zyolculuk, sefer

sefer

Ar safar سَفَر z [#sfr faˁal ] uzun yürüyüş, yolculuk ≈ Aram səphar ספר z1. kesme, 2. sınır, serhat, 3. yazı yazma ≈ Akad saparru at arabası veya el arabası

sefih

Ar safīh سفيه z [#sfh faˁīl sf.] akılsız, boş kafalı Ar safiha/safuha akılsız ve boş kafalı idi, ciddiyet ve bilgelikten yoksun idi

sefil

Ar safīl/safil سَفِيل/سَفِل z [#sfl faˁīl sf.] alçak, aşağı Ar safala سَفَلَ zalçak ve aşağı idi