sefahat

sedef

Ar ṣadaf صَدَف z [#ṣdf faˁal ] 1. istiridye, deniz kabuğu, 2. bir cilt hastalığı

sediman

Fr sédiment çökelti, tortu Lat sedimentum Lat sedere, sess- oturmak +ment°

sedir1

Ar ṣadr صدر z [#ṣdr faˁl ] 1. göğüs, 2. bir şeyin ön ve ileri kısmı, baş köşe

sedir2

Fr cèdre sedir ağacı EYun kédros κέδρος za.a.

sedye

İt sedia oturak, her çeşit sandalye İt sedere oturmak << Lat sedēre, sess- a.a. << HAvr *sed- a.a.

sefahat

[ Seyf-i Sarayî, Gülistan tercümesi, 1391]

Ar safāha(t) سفاهة z [#sfh faˁāla(t) msd.] akılsızlık, utanmazlık, zevk ve eğlence Ar safiha سفه zakılsız idi

Bu maddeye gönderenler: sefih


02.09.2017
sefal(o)+

Fr céphalo+ İng cephalo+ [bileşik adlarda] kafa EYun kephalḗ κεφαλή zkafa << HAvr *ǵʰebʰ-l- a.a.

sefalet

Ar sufāla(t) سفالة z [#sfl fuˁāla(t) msd.] aşağı veya aşağıda olma, aşağılık olma Ar safala سفل zaşağı idi (≈ İbr/Aram #şpl שפל zaltta veya aşağıda olma, sefil olma ≈ Akad şapālu alt, aşağı )

sefarad

Fr séfarade İspanya Yahudisi Lad sefaradi a.a. İbr səfārad סְפָרַד zTevratta adı geçen bir batı ülkesi, belki İspanya

sefaret

Ar safīr سفير zelçi Ar safar سفر zyolculuk, sefer

sefer

Ar safar سَفَر z [#sfr faˁal ] uzun yürüyüş, yolculuk ≈ Aram səphar ספר z1. kesme, 2. sınır, serhat, 3. yazı yazma ≈ Akad saparru at arabası veya el arabası