sebil

script

İng script yazı, yazılı metin, senaryo Lat scriptum [pp. n.] yazılmış şey Lat scribere, script- yazmak << HAvr *(s)krei̯bʰ- sivri uçla kazımak, çentmek

se

Fa/OFa sih/sē سه/سي züç << EFa çi- a.a. ≈ Ave θri- a.a. << HAvr *tréi̯-e-s a.a.

seans

Fr séance oturum << OLat sedentia a.a. Lat sedere, sess- oturmak +entia

sebat

Ar ṯabāt ثبات z [#s̠bt faˁāl msd.] kalma, sabit olma, kalıcılık Ar ṯabata ثَبَتَ zkaldı

sebep

Ar sabab سبب z [#sbb faˁal ] 1. ip, urgan, 2. yol, rota, vasıta, araç, 3. gerekçe

sebil

"yol" [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
kendü luṭfından saŋa kıldı sebīl "... su dağıtımı" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
'sakkā, sebīl, sebīl, içene rahmet, sebīl' diyerek āb-ı hayāt bezl iderler [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
sebil etmek: aşırı harcamak, ziyan etmek.

Ar sabīl سبيل z [#sbl faˁīl sf.] 1. yol, rota, 2. (mec.) ahlak veya din yolu Aram şəbīl שבילא za.a. (her iki anlamda) Aram #şbl שבל zgötürme, sürme

Not: Esas anlamı "yol" iken, Türkçede "hayrat olarak yapılan yol çeşmesi" anlamını kazanmıştır. Ayrı sözcük olan zebil "çöp, değersiz şey" ile karıştırılır. • Erm şaviğ շաւիղ "yol" Süryaniceden alınmıştır.

Benzer sözcükler: fisebilullah, sebilullah

Bu maddeye gönderenler: selsebil


06.02.2018
sebt

Ar sabt سبت z [#sbt] Yahudilerin şabat günü, haftalık tatil ≈ İbr şābat שׁבּת z [#şbt] a.a.

sebükmağz

§ Fa sabuk hafif Fa maġz beyin

sebze

Fa sabzī سبزى zyeşillik, bitki Fa/OFa sabz سبز zyeşil, taze, yaş

seccade

Ar saccāda(t) سجّادة z [#scd faˁˁāl mesl.] namaz halısı Ar sacada سجد zsecde etti

secde

Ar sacda(t) سجدة z [#scd faˁla(t) mr.] yere kapanma, yere kapanarak tapınma Aram sigdā סִגְדָא z [#sgd] a.a. (Kaynak: Nöldeke sf. NB 36, Jeffery sf. 163)