seans

sazende

Fa sāzanda سازنده z1. uyduran, düzenek kuran, 2. çalgı çalan Fa sāzīdan uydurmak, düzenlemek, saz çalmak +anda

scanner

İng scanner optik tarayıcı İng scan 1. şiiri vezinle okumak, 2. dikkatle gözden geçirmek, 3. hızla taramak, 4. görüntüyü optik tarayıcıyla taramak +er Lat scandere basamak çıkmak, şiiri vezinle okumak

scooter

İng motor-scooter bir tür motosiklet (İlk kullanım: 1915 Autoped Co., Amer. imalatçı.) İng scooter iki küçük tekerlek, ayak tahtası ve direksiyondan oluşan kızak İng scoot seğirtmek, hızlı gitmek +er

script

İng script yazı, yazılı metin, senaryo Lat scriptum [pp. n.] yazılmış şey Lat scribere, script- yazmak << HAvr *(s)krei̯bʰ- sivri uçla kazımak, çentmek

se

Fa/OFa sih/sē سه/سي züç << EFa çi- a.a. ≈ Ave θri- a.a. << HAvr *tréi̯-e-s a.a.

seans

[ Hüseyin Rahmi Gürpınar, <1930]
Biraz kalsaydınız, bir iki seans baş başa konuşmağa fırsat bulsaydık

Fr séance oturum << OLat sedentia a.a. Lat sedere, sess- oturmak +entia

 sedye


10.12.2015
sebat

Ar ṯabāt ثبات z [#s̠bt faˁāl msd.] kalma, sabit olma, kalıcılık Ar ṯabata ثَبَتَ zkaldı

sebep

Ar sabab سبب z [#sbb faˁal ] 1. ip, urgan, 2. yol, rota, vasıta, araç, 3. gerekçe

sebil

Ar sabīl سبيل z [#sbl faˁīl sf.] 1. yol, rota, 2. (mec.) ahlak veya din yolu Aram şəbīl שבילא za.a. (her iki anlamda) Aram #şbl שבל zgötürme, sürme

sebt

Ar sabt سبت z [#sbt] Yahudilerin şabat günü, haftalık tatil ≈ İbr şābat שׁבּת z [#şbt] a.a.

sebükmağz

§ Fa sabuk hafif Fa maġz beyin