savt

savaş

OTü *sava- söz söylemek +Iş ETü sav söz

savaş|mak

<< ETü-O savaş- tartışmak, mücadele ve muharebe etmek ETü *sava- söz çarpmak? +Iş- ETü sav söz +(g)A-

savcı

ETü savçı sözcü, elçi ETü sav söz +çI

savlet

Ar ṣawla(t) صَولة z [#ṣwl faˁla(t) msd.] hücum, akın Ar ṣāla صَالَ zaniden üstüne atladı, saldırdı

savsakla|mak

<< TTü savsak başından savan, ihmalci +lA- TTü savsa- savmak istemek +Uk TTü sav- +sA-

savt

[ anon., Dastan-ı Ahmet Harami, <1400]
Gelür āgāze dürli savt ü perde / İşidenler bulur dermānı derde [ Cafer Efendi, Risale-i Mi'mâriyye, 1614]
ṣavt Arabīdir, Fārisīde āvāz ve şimdiki Türkīde dahi āvāz derler

Ar ṣawt صوت z [#ṣwt faˁl msd.] bağırma, insan sadası, ses Ar ṣāta صات zbağırdı, ses etti


22.05.2015
savun|mak

TTü sav- def etmek +In-

savur|mak

<< ETü savur- (ekin) savurmak, saçmak ETü *sav- göndermek +(g)Ur-

savuş|mak

TTü sav- göndermek, uzaklaştırmak +Iş-

sây

Ar saˁy سعى z [#sˁy faˁl msd.] emek, mesai Ar saˁā سعى z1. yürüdü, zahmetle ilerledi, emekledi, 2. çaba gösterdi, çalıştı

say|mak

<< ETü *sad- sayı saymak, takdir ve itibar etmek ≈ ETü sa- a.a.