savsakla|mak

savaren

Fr savarin bir tür pasta öz Jean Anthelme Brillat-Savarin Fransız yazar, siyasetçi ve gastronom (1725-1826)

savaş

OTü *sava- söz söylemek +Iş ETü sav söz

savaş|mak

<< ETü-O savaş- tartışmak, mücadele ve muharebe etmek ETü *sava- söz çarpmak? +Iş- ETü sav söz +(g)A-

savcı

ETü savçı sözcü, elçi ETü sav söz +çI

savlet

Ar ṣawla(t) صَولة z [#ṣwl faˁla(t) msd.] hücum, akın Ar ṣāla صَالَ zaniden üstüne atladı, saldırdı

savsakla|mak

TTü: savsavlamak [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
bāzār bozulup tavtavlanup savsavlandıkdan soŋra TTü: [ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
savsalamak: Tehir etmek, avutmak, yapmak istememek. [ Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu, 1935]
savsak = İhmalci; savsamak = İhmal etmek

<< TTü savsak başından savan, ihmalci +lA- TTü savsa- savmak istemek +Uk TTü sav- +sA-

 sav-

Benzer sözcükler: savsak


06.07.2015
savt

Ar ṣawt صوت z [#ṣwt faˁl msd.] bağırma, insan sadası, ses Ar ṣāta صات zbağırdı, ses etti

savun|mak

TTü sav- def etmek +In-

savur|mak

<< ETü savur- (ekin) savurmak, saçmak ETü *sav- göndermek +(g)Ur-

savuş|mak

TTü sav- göndermek, uzaklaştırmak +Iş-

sây

Ar saˁy سعى z [#sˁy faˁl msd.] emek, mesai Ar saˁā سعى z1. yürüdü, zahmetle ilerledi, emekledi, 2. çaba gösterdi, çalıştı