savcı

savan1

Yun sávano σάβανο zkefen, yatak örtüsü << EYun sábanon σάβανον zketen örtü, peşkir

savan2

Fr savane tropik bölgelere özgü ağaçsız çayır İsp sabana a.a. (İlk kullanım: 1526 Gonzalo Fernández de Oviedo, İsp. tarihçi.) Taino zavana

savaren

Fr savarin bir tür pasta öz Jean Anthelme Brillat-Savarin Fransız yazar, siyasetçi ve gastronom (1755-1826)

savaş

OTü *sava- söz söylemek +Iş ETü sav söz

savaş|mak

<< ETü-O savaş- tartışmak, mücadele ve muharebe etmek ETü *sava- söz çarpmak? +Iş- ETü sav söz +(g)A-

savcı

ETü: "elçi" [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
sawçı [[Allah'ın resulü ... Oğuzcada sefīr (elçi) anlamında.]] YTü: "müddeiumumi" [ Ulus - gazete, 1945]
Baş savcı : Başmüddeiumumi mânasında alınmıştır. Savcılık = müddeiumumilik yerindedir. Savcı müddeiumumi olacaktır.

ETü savçı sözcü, elçi ETü sav söz +çI

 sav

Not: "Elçi" anlamında Anadolu ağızlarında korunmuş olan TTü sözcük, Dil Devrimi döneminde önce "gazete muhabiri", sonra "mebus" ve nihayet 1945'te "müddeiumumi" anlamı yüklenerek kültür diline ithal edildi.

Benzer sözcükler: başsavcı, savcılık


14.02.2020
savlet

Ar ṣawla(t) صَولة z [#ṣwl faˁla(t) msd.] hücum, akın Ar ṣāla صَالَ zaniden üstüne atladı, saldırdı

savsakla|mak

<< TTü savsak başından savan, ihmalci +lA- TTü savsa- savmak istemek +Uk TTü sav- +sA-

savt

Ar ṣawt صوت z [#ṣwt faˁl msd.] bağırma, insan sadası, ses Ar ṣāta صات zbağırdı, ses etti

savun|mak

TTü sav- def etmek +In-

savur|mak

<< ETü savur- (ekin) savurmak, saçmak ETü *sav- göndermek +(g)Ur-