savaş|mak

sav|mak

≈ ETü savul- gitmek, uzaklaşmak ETü sal- göndermek, uzaklaştırmak

savan1

Yun sávano σάβανο zkefen, yatak örtüsü << EYun sábanon σάβανον zketen örtü, peşkir

savan2

Fr savane tropik bölgelere özgü ağaçsız çayır İsp sabana a.a. (İlk kullanım: 1526 Gonzalo Fernández de Oviedo, İsp. tarihçi.) Taino zavana

savaren

Fr savarin bir tür pasta öz Jean Anthelme Brillat-Savarin Fransız yazar, siyasetçi ve gastronom (1725-1826)

savaş

OTü *sava- söz söylemek +Iş ETü sav söz

savaş|mak

: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
olar ikki savaşdı [[ikisi savaştı - Oğuzca]] TTü: savaşgan [ Yunus Emre, Bütün Şiirleri, <1320]
Yūnus aydur mevlānā epsem [sessiz] otur yirinde / bu ṣuḥbete doymayan soŋra savaşġan [çok tartışan, kırıcı] olur

<< ETü-O savaş- tartışmak, mücadele ve muharebe etmek ETü *sava- söz çarpmak? +Iş- ETü sav söz +(g)A-

 sav

Not: Esasen "tartışmak, karşılıklı (ağır) söz söylemek" anlamındadır.

Benzer sözcükler: savaşılmak, savaşım, savaşkan, savaştırmak


30.09.2017
savcı

ETü savçı sözcü, elçi ETü sav söz +çI

savlet

Ar ṣawla(t) صَولة z [#ṣwl faˁla(t) msd.] hücum, akın Ar ṣāla صَالَ zaniden üstüne atladı, saldırdı

savsakla|mak

<< TTü savsak başından savan, ihmalci +lA- TTü savsa- savmak istemek +Uk TTü sav- +sA-

savt

Ar ṣawt صوت z [#ṣwt faˁl msd.] bağırma, insan sadası, ses Ar ṣāta صات zbağırdı, ses etti

savun|mak

TTü sav- def etmek +In-