sav|mak

satüre

Fransızca saturé "doymuş, doyurulmuş" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Fransızca saturer "doyurmak" fiilinin geçmiş zaman fiil-sıfatııdır. Bu sözcük Latince satura "tokluk" sözcüğünün isimden türetilmiş fiilidir. Latince sözcük Latince satiare "doyurmak" fiilinden +()tura ekiyle türetilmiştir. Latince fiil Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *sh₂ti-s (*sati-s) biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *seh₂- (*sā-) "doyurmak" kökünden türetilmiştir.

Satürn

Fransızca Saturne "eski Roma tanrılarından biri, bir gezegen" özel adından alıntıdır. Bu sözcük Latince Saturnus "eski Roma tanrılarından biri" özel adından alıntıdır. (NOT: Bu sözcük Arkaik Latince saeturnus sözcüğünden evrilmiştir. ) Latince sözcük Latince sērere, sat- "ekin ekmek" fiilinden türetilmiştir.

satvet

Arapça ṣtw kökünden gelen saṭwa(t) سطوة z "ezici güç gösterme, kahretme, kahredicilik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça saṭā سطا z "saldırdı, kahretti" fiilinin faˁla(t) vezninde masdarıdır.

sauna

Fince sauna "Fin hamamı" sözcüğünden alıntıdır.

sav

Eski Türkçe sav "söz" sözcüğünden evrilmiştir.

sav|mak
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: savulmak [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kün sawuldı [güneş batmaya başladı], köŋlüm aŋa sawuldı [[gönlüm ona meyletti. Bulunduğu sabit yerden aşağıya doğru inen ya da yana eğilen her şeyi anlatmak için bu sözcük kullanılır.]] Kıpçakça: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
sawdı: ḥawwala [savdı, gönderdi] (...) sawuldı: tanaḥḥa, taṣarrafa [gitti, yön değiştirdi] Çağatayca: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, 1500 yılından önce]
savmak: enlever, ôter, finir, achever Türkiye Türkçesi: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
savmak, i.e. salmak. Türkiye Türkçesi: [ Amasyalı Mahmud b. İbrahim, Miftahu'l-Luga, 1512 yılından önce]
megesrān [Fa.]: Sinek salacak [= savacak], mizebbe maˁnāsına.

Köken

Eski Türkçe savul- "gitmek, uzaklaşmak" fiili ile eş kökenlidir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe sal- "göndermek, uzaklaştırmak" fiilinden türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için sal- maddesine bakınız.

Ek açıklama

Kaşgarî'de geçen Eski Türkçe sawul- ve sawur- biçimlerinin sal- fiilinden dissimilasyon yoluyla oluştuğu açıktır. Fiilin yalın haline 14. yy'dan önce rastlanmaz.

Benzer sözcükler

savulmak, uçaksavar

Bu maddeye gönderenler

savsakla-, savun-, savur-, savuş-


09.09.2015
savan1

Yeni Yunanca sávano σάβανο z "kefen, yatak örtüsü" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca sábanon σάβανον z "keten örtü, peşkir" sözcüğünden evrilmiştir.

savan2

Fransızca savane "tropik bölgelere özgü ağaçsız çayır" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük İspanyolca aynı anlama gelen sabana sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: 1526 Gonzalo Fernández de Oviedo, İsp. tarihçi.) Bu sözcük G. Amerika dillerinden Taino dilinde zavana sözcüğünden alıntıdır.

savaren

Fransızca savarin "bir tür pasta" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Jean Anthelme Brillat-Savarin "Fransız yazar, siyasetçi ve gastronom (1725-1826)" özel adından türetilmiştir.

savaş

Orta Türkçe yazılı örneği bulunmayan *sava- "söz söylemek" fiilinden Türkiye Türkçesinde +Iş ekiyle türetilmiştir. Türkçe fiil Eski Türkçe sav "söz" sözcüğünden türetilmiştir.

savaş|mak

Oğuzca savaş- "tartışmak, mücadele ve muharebe etmek" fiilinden evrilmiştir. Oğuzca fiil Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *sava- "söz çarpmak?" biçiminden Eski Türkçe +Iş- ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe sav "söz" sözcüğünden Eski Türkçe +(g)A- ekiyle türetilmiştir.