satlıcan

satıh

Ar saṭḥ سطح z [#sṭḥ faˁl msd.] yüzey, düzlem Ar saṭaḥa سطح zyayıldı, yassıldı

satın

<< OTü satum/satun eşdeğer olarak, bedelen ETü sat- +In

satır1

Ar saṭr سطر z [#sṭr faˁl msd.] çizgi, bir sıra yazı ≈ Aram şṭārā/şiṭrā ‎שטרא z [#şṭr] yazı, hat Akad şaṭāru yazı yazmak

satır2

Ar sāṭūr ساطور z [#sṭr] kasapların kullandığı ağır bıçak Ar saṭara سطر z1. kılıçla kesti, 2. yazı yazdı, çizdi

satir

Fr satire hiciv, alaylı yergi, karikatür Lat satyra a.a. EYun sátyros σάτυρος z1. mitolojide keçi ayaklı ve insan gövdeli yaratık, 2. gülünç ve müstehcen kimse

satlıcan

"«»" [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
satlıcan: ... zatülcenp.

<< TTü zatülcenb Ar ḏātu'l-canb kaburga iltihabı, pleuritis

Not: Zatülcenp sözcüğünün halk ağızlarına özgü biçimi Dil Devrimi döneminde ayrı kelime kabul edilerek yazı diline alınmıştır.


09.01.2015
satranç

Ar şaṭranc شطرنج zmaruf oyun OFa çatrang a.a. Sans cáturaṅga चतुर्ङ्ग z«dört kol», dört unsurdan oluşan ordu § Sans cátur dört Sans aṅgam kol, uzuv

satrap

Fr satrape başına buyruk bölge yöneticisi EYun sátrapēs σάτραπης zPers krallığında eyalet valisi EFa χşathrapā şehriban, a.a. EFA χşathra krallık, beylik

satsuma

İng satsuma bir mandalin cinsi Jap Satsuma 薩摩 zJaponya'da bir yarımada

satüre

Fr saturé [pp.] doymuş, doyurulmuş Fr saturer [den.] doyurmak Lat satura tokluk Lat satiare doyurmak +()tura << HAvr *sǝ-ti- a.a. HAvr *sā- doyurmak

Satürn

Fr Saturne eski Roma tanrılarından biri, bir gezegen Lat Saturnus eski Roma tanrılarından biri (<< ALat saeturnus ) Lat sērere, sat- ekin ekmek