saten

sası

<< ETü sasıġ pis kokan, çürük ETü sası- kötü kokmak +I(g)

sat|mak

<< ETü sat- eşdeğer saymak, takas etmek << ETü *sad- saymak, değer biçmek +It-

satanist

İng satanist şeytancı İng Satan şeytan +ist° EYun satan σαταν za.a. İbr ṣāṭān צטן za.a.

sataş|mak

<< ETü satġaş- 1. tesadüf etmek, rast gelmek, 2. boy ölçüşmek, uğraşmak ETü satġa- uğramak +Iş- ETü satıġ bedel, denklik, alışveriş +(g)A- ETü sat- +I(g)

satelit

Fr/İng satellite uydu Lat satelles, satellit- muhafız, yoldaş

saten

[ Hüseyin Rahmi Gürpınar, Tutuşmuş Gönüller, 1926]
Bizim gençliğimizde yanardöner, mantin, gron, kaşmir dekos, saten dö Lyon… daha bilmem neler vardı.

Fr satin bir tür ipekli veya ipekli-benzeri kumaş ~? Ar ẓaytūnī ظيتونى z [nsb.] bir tür Çin ipeklisi öz ẓaytūn Güney Çin'de liman kenti, Tseutung

Not: Arapça sözcüğün etimolojisi İbni Battuta (14. yy) tarafından iletilmiştir.

Benzer sözcükler: saten boya


03.10.2017
satıh

Ar saṭḥ سطح z [#sṭḥ faˁl msd.] yüzey, düzlem Ar saṭaḥa سطح zyayıldı, yassıldı

satın

<< OTü satum/satun eşdeğer olarak, bedelen ETü sat- +In

satır1

Ar saṭr سطر z [#sṭr faˁl msd.] çizgi, bir sıra yazı ≈ Aram şṭārā/şiṭrā ‎שטרא z [#şṭr] yazı, hat Akad şaṭāru yazı yazmak

satır2

Ar sāṭūr ساطور z [#sṭr] kasapların kullandığı ağır bıçak Ar saṭara سطر z1. kılıçla kesti, 2. yazı yazdı, çizdi

satir

Fr satire hiciv, alaylı yergi, karikatür Lat satyra a.a. EYun sátyros σάτυρος z1. mitolojide keçi ayaklı ve insan gövdeli yaratık, 2. gülünç ve müstehcen kimse