sataş|mak

sars|mak

≈ ETü sarsıt- sert ve haşin davranmak <? ETü sar-2 sert davranmak, dikelmek, sertleşmek

sarsak

TTü sars- +(g)Ak

sası

<< ETü sasıġ pis kokan, çürük ETü sası- kötü kokmak +I(g)

sat|mak

<< ETü sat- eşdeğer saymak, takas etmek << ETü *sad- saymak, değer biçmek +It-

satanist

İng satanist şeytancı İng Satan şeytan +ist° EYun satan σαταν za.a. İbr ṣāṭān צטן za.a.

sataş|mak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
bir yol birig satġadı [[yollar kesişti]], alım birimini satġadı [[alacağı ile borcu denk geldi]] (...) ol maŋa yolda satġaşdı [[yolda bana rastladı]], olar bir ikindi ile satġaşdı [[onlar birbirine meydan okudu - insanların birbiriyle kibirde yarışmasına da böyle denir]] TTü: [ Kul Mes'ud, Kelile ve Dimne terc., <1347]
on kişiyi sınamak gerek, alp kişiyi savaş ile (...) yoksullığa sataşmışı [uğramışı] dostlukda

<< ETü satġaş- 1. tesadüf etmek, rast gelmek, 2. boy ölçüşmek, uğraşmak ETü satġa- uğramak +Iş- ETü satıġ bedel, denklik, alışveriş +(g)A- ETü sat- +I(g)

 sat-

Not: Anlam evrimi "denk gelmek" > "birbirine rastlamak" > "yüz yüze gelip meydan okumak" şeklindedir.

Benzer sözcükler: sataşkan, sataştırmak


30.09.2017
satelit

Fr/İng satellite uydu Lat satelles, satellit- muhafız, yoldaş

saten

Fr satin bir tür ipekli veya ipekli-benzeri kumaş ~? Ar ẓaytūnī ظيتونى z [nsb.] bir tür Çin ipeklisi öz ẓaytūn Güney Çin'de liman kenti, Tseutung

satıh

Ar saṭḥ سطح z [#sṭḥ faˁl msd.] yüzey, düzlem Ar saṭaḥa سطح zyayıldı, yassıldı

satın

<< OTü satum/satun eşdeğer olarak, bedelen ETü sat- +In

satır1

Ar saṭr سطر z [#sṭr faˁl msd.] çizgi, bir sıra yazı ≈ Aram şṭārā/şiṭrā ‎שטרא z [#şṭr] yazı, hat Akad şaṭāru yazı yazmak