sat|mak

sarpun

Bu sözcüğün kökeni belirsizdir.

sarraf

Arapça ṣrf kökünden gelen ṣarrāf صرّاف z "altın ve gümüş para alıp satan, para bozan" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Arapça sözcük Akatça ṣarrapu "kuyumcu" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Akatça ṣarāpu "metali ateşle arıtma, rafine etme, (altın veya gümüşün) saflığını sınama" sözcüğünden türetilmiştir. )

sars|mak

Eski Türkçe sarsıt- "sert ve haşin davranmak" fiili ile eş kökenlidir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe sar-2 "sert davranmak, dikelmek, sertleşmek" fiilinden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

sarsak

Türkiye Türkçesi sars- fiilinden Türkiye Türkçesinde +(g)Ak ekiyle türetilmiştir.

sası

Eski Türkçe sasıġ "pis kokan, çürük" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe sası- "kötü kokmak" fiilinden Eski Türkçe +I(g) ekiyle türetilmiştir.

sat|mak
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Uygurca İyi ve Kötü Prens Öyküsü, 1000 yılından önce]
tınlığlarığ ölürür, terisin soyar, kan ögüz akıtar, etin kanın satar [canlıları öldürür, derisini soyar, ırmak gibi kan akıtır, etini kanını satar] Eski Türkçe: [ Uygurca İyi ve Kötü Prens Öyküsü, 1000 yılından önce]
beş yüz satığçı erenler terilip içgerü ötüg bérdiler [beşyüz tüccar toplanıp içeri dilekçe verdiler] Eski Türkçe: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
satığlık neŋ [[satış için olan şey]]

Köken

Eski Türkçe sat- "eşdeğer saymak, takas etmek" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *sad- "saymak, değer biçmek" biçiminden evrilmiştir.

Daha fazla bilgi için say- maddesine bakınız.

Ek açıklama

Nihai anlamı “bir şeyi bir şeye saydırmak, denk kıldırmak” gibidir. W. Bang'a istinaden ▪ Gerard Clauson, An Etym. Dict. of Pre-Thirteenth Centu sf. 798 bu görüşü savunur; ▪ Marcel Erdal, Old Turkic Word Formation sf. ve ▪ András Róna-Tas, Árpád Berta, West Old Turkic sf. katılmaz. • Aynı kökten sataş- "karşılaşmak, boy ölçüşmek". Yine aynı kökten Moğolca sadağa "hasta bir kişiyi temsil eden ve kötü ruhları kovmakta kullanılan kâğıt bebek, bedel, satı", sadun "evlilik veya ant yoluyla akraba, kan kardeşi". Anadolu'da kullanılan Satılmış kişi adında "bedel etmek, bir şeyi bir şeyin yerine vermek" anlamı korunmuştur.

Benzer sözcükler

satıcı, satılmak, satılık, satım, satış, sattırmak, yapsatçı

Bu maddeye gönderenler

sataş-, satın


27.03.2015
satanist

İngilizce satanist "şeytancı" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük İngilizce Satan "şeytan" sözcüğünden +ist° ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen satan σαταν z sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük İbranice aynı anlama gelen ṣāṭān צטן z sözcüğünden alıntıdır.

sataş|mak

Eski Türkçe satġaş- "1. tesadüf etmek, rast gelmek, 2. boy ölçüşmek, uğraşmak" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe satġa- "uğramak" fiilinden Eski Türkçe +Iş- ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe satıġ "bedel, denklik, alışveriş" sözcüğünden Eski Türkçe +(g)A- ekiyle türetilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe sat- fiilinden Eski Türkçe +I(g) ekiyle türetilmiştir.

satelit

Fransızca ve İngilizce satellite "uydu" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince satelles, satellit- "muhafız, yoldaş" sözcüğünden alıntıdır.

saten

Fransızca satin "bir tür ipekli veya ipekli-benzeri kumaş" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Arapça ẓaytūnī ظيتونى z "bir tür Çin ipeklisi" sözcüğünden alıntı olabilir; ancak bu kesin değildir. Bu sözcük ẓaytūn "Güney Çin'de liman kenti, Tseutung" sözcüğünün nisbet halidir.

satıh

Arapça sṭḥ kökünden gelen saṭḥ سطح z "yüzey, düzlem" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça saṭaḥa سطح z "yayıldı, yassıldı" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.