sat|mak

sarpun

?

sarraf

Ar ṣarrāf صرّاف z [#ṣrf faˁˁāl mesl.] altın ve gümüş para alıp satan, para bozan (≈ Akad ṣarrapu kuyumcu Akad ṣarāpu metali ateşle arıtma, rafine etme, (altın veya gümüşün) saflığını sınama )

sars|mak

≈ ETü sarsıt- sert ve haşin davranmak <? ETü sar-2 sert davranmak, dikelmek, sertleşmek

sarsak

TTü sars- +(g)Ak

sası

<< ETü sasıġ pis kokan, çürük ETü sası- kötü kokmak +I(g)

sat|mak

ETü: [ Uygurca İyi ve Kötü Prens Öyküsü, <1000]
tınlığlarığ ölürür, terisin soyar, kan ögüz akıtar, etin kanın satar [canlıları öldürür, derisini soyar, ırmak gibi kan akıtır, etini kanını satar] ETü: [ Uygurca İyi ve Kötü Prens Öyküsü, <1000]
beş yüz satığçı erenler terilip içgerü ötüg bérdiler [beşyüz tüccar toplanıp içeri dilekçe verdiler] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
satığlık neŋ [[satış için olan şey]]

<< ETü sat- eşdeğer saymak, takas etmek << ETü *sad- saymak, değer biçmek +It-

 say-

Not: Nihai anlamı “bir şeyi bir şeye saydırmak, denk kıldırmak” gibidir. W. Bang'a istinaden Claus sf. 798 bu görüşü savunur; Erdal sf. ve WOT sf. katılmaz. • Aynı kökten sataş- "karşılaşmak, boy ölçüşmek". Yine aynı kökten Moğ sadağa "hasta bir kişiyi temsil eden ve kötü ruhları kovmakta kullanılan kâğıt bebek, bedel, satı", sadun "evlilik veya ant yoluyla akraba, kan kardeşi". Anadolu'da kullanılan Satılmış kişi adında "bedel etmek, bir şeyi bir şeyin yerine vermek" anlamı korunmuştur.

Benzer sözcükler: satıcı, satılmak, satılık, satım, satış, sattırmak, yapsatçı

Bu maddeye gönderenler: sataş-, satın


27.03.2015
satanist

İng satanist şeytancı İng Satan şeytan +ist° EYun satan σαταν za.a. İbr ṣāṭān צטן za.a.

sataş|mak

<< ETü satġaş- 1. tesadüf etmek, rast gelmek, 2. boy ölçüşmek, uğraşmak ETü satġa- uğramak +Iş- ETü satıġ bedel, denklik, alışveriş +(g)A- ETü sat- +I(g)

satelit

Fr/İng satellite uydu Lat satelles, satellit- muhafız, yoldaş

saten

Fr satin bir tür ipekli veya ipekli-benzeri kumaş ~? Ar ẓaytūnī ظيتونى z [nsb.] bir tür Çin ipeklisi öz ẓaytūn Güney Çin'de liman kenti, Tseutung

satıh

Ar saṭḥ سطح z [#sṭḥ faˁl msd.] yüzey, düzlem Ar saṭaḥa سطح zyayıldı, yassıldı