sası

sarp

<< ETü sarp sert, dik, zor ETü sar-2 dikelmek, sertleşmek +Ip

sarpun

?

sarraf

Ar ṣarrāf صرّاف z [#ṣrf faˁˁāl mesl.] altın ve gümüş para alıp satan, para bozan (≈ Akad ṣarrapu kuyumcu Akad ṣarāpu metali ateşle arıtma, rafine etme, (altın veya gümüşün) saflığını sınama )

sars|mak

≈ ETü sarsıt- sert ve haşin davranmak <? ETü sar-2 sert davranmak, dikelmek, sertleşmek

sarsak

TTü sars- +(g)Ak

sası

ETü: [ Uygurca Budist metinler, <1000]
etözi yıḏıġ sasıġ bolup [bedeni pis ve kokuşmuş olup] KTü: [ Codex Cumanicus, 1303]
putreo [kokuşmak] - sasirmen (...) putridus [kokuşmuş] - sassimis TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
sası: Küf ve nem taaffünü.

<< ETü sasıġ pis kokan, çürük ETü sası- kötü kokmak +I(g)


14.12.2015
sat|mak

<< ETü sat- eşdeğer saymak, takas etmek << ETü *sad- saymak, değer biçmek +It-

satanist

İng satanist şeytancı İng Satan şeytan +ist° EYun satan σαταν za.a. İbr ṣāṭān צטן za.a.

sataş|mak

<< ETü satġaş- 1. tesadüf etmek, rast gelmek, 2. boy ölçüşmek, uğraşmak ETü satġa- uğramak +Iş- ETü satıġ bedel, denklik, alışveriş +(g)A- ETü sat- +I(g)

satelit

Fr/İng satellite uydu Lat satelles, satellit- muhafız, yoldaş

saten

Fr satin bir tür ipekli veya ipekli-benzeri kumaş ~? Ar ẓaytūnī ظيتونى z [nsb.] bir tür Çin ipeklisi öz ẓaytūn Güney Çin'de liman kenti, Tseutung