sarsak

sarnıç

Fa sārinc/sārnīc سارنج zsu deposu

sarp

<< ETü sarp sert, dik, zor ETü sar-2 dikelmek, sertleşmek +Ip

sarpun

?

sarraf

Ar ṣarrāf صرّاف z [#ṣrf faˁˁāl mesl.] altın ve gümüş para alıp satan, para bozan (≈ Akad ṣarrapu kuyumcu Akad ṣarāpu metali ateşle arıtma, rafine etme, (altın veya gümüşün) saflığını sınama )

sars|mak

≈ ETü sarsıt- sert ve haşin davranmak <? ETü sar-2 sert davranmak, dikelmek, sertleşmek

sarsak

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
sarsak: Dermansızlıktan raˁşedār olan [titreyen]

TTü sars- +(g)Ak

 sars-

Benzer sözcükler: sarsaklık


15.10.2014
sası

<< ETü sasıġ pis kokan, çürük ETü sası- kötü kokmak +I(g)

sat|mak

<< ETü sat- eşdeğer saymak, takas etmek << ETü *sad- saymak, değer biçmek +It-

satanist

İng satanist şeytancı İng Satan şeytan +ist° EYun satan σαταν za.a. İbr ṣāṭān צטן za.a.

sataş|mak

<< ETü satġaş- 1. tesadüf etmek, rast gelmek, 2. boy ölçüşmek, uğraşmak ETü satġa- uğramak +Iş- ETü satıġ bedel, denklik, alışveriş +(g)A- ETü sat- +I(g)

satelit

Fr/İng satellite uydu Lat satelles, satellit- muhafız, yoldaş