sarraf

sarmaşık

TTü sarmaş- birbirine dolanmak +Uk

sarmısak

<< ETü sarmusak/samursak sarmısak ~? Sans śrīmastaka श्रीमस्तक z«aş başı», bir tür sarmısak (Kaynak: M-W 1099c)§ Sans śrī aş, haşlama, pişirme Sans mastaka baş, kelle

sarnıç

Fa sārinc/sārnīc سارنج zsu deposu

sarp

<< ETü sarp sert, dik, zor ETü sar-2 dikelmek, sertleşmek +Ip

sarpun

?

sarraf

[ Codex Cumanicus, 1303]
bancherius - Fa & Tr: saraf

Ar ṣarrāf صرّاف z [#ṣrf faˁˁāl mesl.] altın ve gümüş para alıp satan, para bozan (≈ Akad ṣarrapu kuyumcu Akad ṣarāpu metali ateşle arıtma, rafine etme, (altın veya gümüşün) saflığını sınama )

 sarf

Benzer sözcükler: sarrafiye


09.04.2015
sars|mak

≈ ETü sarsıt- sert ve haşin davranmak <? ETü sar-2 sert davranmak, dikelmek, sertleşmek

sarsak

TTü sars- +(g)Ak

sası

<< ETü sasıġ pis kokan, çürük ETü sası- kötü kokmak +I(g)

sat|mak

<< ETü sat- eşdeğer saymak, takas etmek << ETü *sad- saymak, değer biçmek +It-

satanist

İng satanist şeytancı İng Satan şeytan +ist° EYun satan σαταν za.a. İbr ṣāṭān צטן za.a.