sarp

sarmaş

TTü sarma- dolamak +Iş TTü sarım +(g)A-

sarmaş|mak

<< ETü sarmaş- birbirine dolamak/dolanmak ETü sarma- dolamak, sarmak +Iş-

sarmaşık

TTü sarmaş- birbirine dolanmak +Uk

sarmısak

<< ETü sarmusak/samursak sarmısak ~? Sans śrīmastaka श्रीमस्तक z«aş başı», bir tür sarmısak (Kaynak: M-W 1099c)§ Sans śrī aş, haşlama, pişirme Sans mastaka baş, kelle

sarnıç

Fa sārinc/sārnīc سارنج zsu deposu

sarp

ETü: [ Kutadgu Bilig, 1069]
idi sarp bolur bu yaŋı kelgüçi [ Codex Cumanicus, 1303]
hačka temir mih kadadi, sarp sungu kövsin sančip su kan bilä agizddi [haça demir mıh çaktı, sert mızrak ile göğsünü delip kanlı su akıttı]

<< ETü sarp sert, dik, zor ETü sar-2 dikelmek, sertleşmek +Ip

 sar-2


14.04.2015
sarpun

?

sarraf

Ar ṣarrāf صرّاف z [#ṣrf faˁˁāl mesl.] altın ve gümüş para alıp satan, para bozan (≈ Akad ṣarrapu kuyumcu Akad ṣarāpu metali ateşle arıtma, rafine etme, (altın veya gümüşün) saflığını sınama )

sars|mak

≈ ETü sarsıt- sert ve haşin davranmak <? ETü sar-2 sert davranmak, dikelmek, sertleşmek

sarsak

TTü sars- +(g)Ak

sası

<< ETü sasıġ pis kokan, çürük ETü sası- kötü kokmak +I(g)