sarnıç

sarman

TTü sar- kızmak, dikelmek, kavga etmek +mAn

sarmaş

TTü sarma- dolamak +Iş TTü sarım +(g)A-

sarmaş|mak

<< ETü sarmaş- birbirine dolamak/dolanmak ETü sarma- dolamak, sarmak +Iş-

sarmaşık

TTü sarmaş- birbirine dolanmak +Uk

sarmısak

<< ETü sarmusak/samursak sarmısak ~? Sans śrīmastaka श्रीमस्तक z«aş başı», bir tür sarmısak (Kaynak: M-W 1099c)§ Sans śrī aş, haşlama, pişirme Sans mastaka baş, kelle

sarnıç

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
sarnıç [[içine süt sağılan deri bir kap]] KTü: [ Codex Cumanicus, 1303]
sarinč - ?

Fa sārinc/sārnīc سارنج zsu deposu

Not: Ar ṣahrīc/ṣihrīc Farsçadan alıntıdır. Farsça sözcüğün kökeni belirsizdir.


23.09.2017
sarp

<< ETü sarp sert, dik, zor ETü sar-2 dikelmek, sertleşmek +Ip

sarpun

?

sarraf

Ar ṣarrāf صرّاف z [#ṣrf faˁˁāl mesl.] altın ve gümüş para alıp satan, para bozan (≈ Akad ṣarrapu kuyumcu Akad ṣarāpu metali ateşle arıtma, rafine etme, (altın veya gümüşün) saflığını sınama )

sars|mak

≈ ETü sarsıt- sert ve haşin davranmak <? ETü sar-2 sert davranmak, dikelmek, sertleşmek

sarsak

TTü sars- +(g)Ak