sarmaşık

sarma

TTü sar- +mA

sarmal

TTü *sarma- +Al

sarman

TTü sar- kızmak, dikelmek, kavga etmek +mAn

sarmaş

TTü sarma- dolamak +Iş TTü sarım +(g)A-

sarmaş|mak

<< ETü sarmaş- birbirine dolamak/dolanmak ETü sarma- dolamak, sarmak +Iş-

sarmaşık

TTü: "1. sarılmış, 2. sarılgan bitki" [ Lugat-i Halimi, 1477]
Birbirine sarmaşık ve kollarını birbirünüŋ boynına salmış, ayaklarını birbirine tolamışdurlar (...) Eklemiç dedükleri ot ki sarmaşık cinsindendür.

TTü sarmaş- birbirine dolanmak +Uk

 sarmaş-


18.09.2017
sarmısak

<< ETü sarmusak/samursak sarmısak ~? Sans śrīmastaka श्रीमस्तक z«aş başı», bir tür sarmısak (Kaynak: M-W 1099c)§ Sans śrī aş, haşlama, pişirme Sans mastaka baş, kelle

sarnıç

Fa sārinc/sārnīc سارنج zsu deposu

sarp

<< ETü sarp sert, dik, zor ETü sar-2 dikelmek, sertleşmek +Ip

sarpun

?

sarraf

Ar ṣarrāf صرّاف z [#ṣrf faˁˁāl mesl.] altın ve gümüş para alıp satan, para bozan (≈ Akad ṣarrapu kuyumcu Akad ṣarāpu metali ateşle arıtma, rafine etme, (altın veya gümüşün) saflığını sınama )