sarkıt

sarin

İng sarin Alm Sarin sinir sistemini etkileyen zehirli bir gaz (İlk kullanım: 1938 IG Farben, Alm. kimya şirketi.) öz Schrader, Ambros, Ritter gazı keşfeden Alman kimyagerler

sark|mak

<< ETü sark- salınmak, sallanmak, boş ve gevşek kalmak. << ETü *salk- ETü sal- +Ik-

sarkaç

TTü sark- +(g)Aç

sarkastik

Fr sarcastique acıtıcı bir şekilde alay eden Lat sarcasticus 1. dişiyle et koparan, 2. acı söyleyen, hicveden EYun sarkastikós σαρκαστικός z EYun sarkázō σαρκάζω zköpekler gibi ısırarak et koparmak +istik° EYun sárks σάρξ zet

sarkıntı

TTü sarkın- saldırmak, tecavüz etmek TTü sark- 1. asılı kalmak, sallanmak, 2. saldırmak +(In)tI

sarkıt

YTü: "Fr stalactite karşılığı" [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
sarkıt: ... istalaktit.

TTü sark- +Ut

 sark-


17.11.2013
sarkoma

Fr sarcome İng sarcoma et görünümünde bir tür habis ur EYun sarkóō σαρκόω zete benzemek, etleşmek +ma(t) ≈ EYun sarks, sark- σαρξ, σαρκ- z(kesilmiş) et HAvr *twerḱ- kesmek

sarma

TTü sar- +mA

sarmal

TTü *sarma- +Al

sarman

TTü sar- kızmak, dikelmek, kavga etmek +mAn

sarmaş

TTü sarma- dolamak +Iş TTü sarım +(g)A-