sari1

sargos

Yun/EYun sargós σαργός zkaragöze benzer bir balık, sargus vulgaris

sarhoş

Fa sarχʷoş سرخوش z«başı hoş», sarhoş

sarı

<< ETü sarıġ soluk renk, sarı

sarık

TTü sar- +Uk

sarışın

<< OTü *sarığçın sarı saçlı ETü sarıġ +çIn

sari1

"akıcı" [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
bahrü berrde hükmüm Nīl gibi sārī idı [denizde ve karada hükmüm Nil gibi akıcı idi] "... bulaşıcı" [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
semūm-i hücūm-i şuˀmleri mīzāc-i ˁāleme sārī olup [lanetli saldırılarının zehri alemin bünyesine bulaşıp]

Ar sāri ٍسارٍ z [#sry fāˁil fa.] akıcı, bulaşıcı Ar sarā سَرَى zaktı, yayıldı, bulaştı

 sirayet


11.06.2015
sari2

İng sari Hint kadın giysisi Hind sarī elbise, örtü

sarih

Ar ṣarīḥ صريح z [#ṣrḥ faˁīl sf.] berrak, net, anlamı açık Ar ṣaraḥa berrak idi, açık ve net konuştu

sarin

İng sarin Alm Sarin sinir sistemini etkileyen zehirli bir gaz (İlk kullanım: 1938 IG Farben, Alm. kimya şirketi.) öz Schrader, Ambros, Ritter gazı keşfeden Alman kimyagerler

sark|mak

<< ETü sark- salınmak, sallanmak, boş ve gevşek kalmak. << ETü *salk- ETü sal- +Ik-

sarkaç

TTü sark- +(g)Aç