sarahat

sapta|mak

<? TTü sap +dA-

sar|mak1

<< ETü sarı-/saru- dolamak, bürümek

sar|mak2

<< ETü sar- sert davranmak, sataşmak

sara

Ar ṣarˁa(t) صرعة z [#ṣrˁ faˁla(t) mr.] epilepsi Ar saraˁa سرع zyere düşürdü

saraç

Ar sarrāc سرّاج z [#src faˁˁāl mesl.] eğerci Aram sārāg סָרָג z [#srg] a.a. Aram sārag סָרַג zeğer Aram sərag hasır örmek

sarahat

[ Selanikli Mustafa Ef., Tarih-i Selanikî, 1600]
īmā vü işāret eyledükleri ṣarāhaten ˁayne vāḳıˁ olup [net bir şekilde göz önüne gelip] zuḥūre gelmeğin

Ar ṣarāḥa(t) صراحة z [#ṣrḥ faˁāla(t) msd.] net ve açık konuşma, berraklık, netlik Ar ṣaraḥa صرح z(su) saf ve berrak idi, (kişi) net ve açık konuştu

Benzer sözcükler: sarahaten

Bu maddeye gönderenler: sarih, sürahi, tasrih


23.12.2014
saraka

≈ Ven saràca 1. tuzlanmış sardalya, 2. küfür, hakaret (Kaynak: Bassano: Vocabolario Veneto.)?

sarar|mak

<< ETü sarġar- sararmak ETü sarıġ +Ar-

saray

Fa sarāy سراى zkonut, konak, özellikle hükümdar konağı << OFa srāy otağ, ev, konut OFa %rMackenzie srāitan/srūdan korumak, siper etmek ≈ Ave %rBart 804. θrā- a.a.

sardalye

Yun sardéla σαρδέλα zbir balık türü, sardina pilchardus ≈ İt sardela/sardina a.a. << Lat sardina Sardunyalı +ell° <? öz Sardō Sardunya, Akdenizde bir ada ve ulus +in°

sardunya

öz Sardunya Akdeniz'de bir ada öz (İt) Sardegna a.a.